
Gözümüz Aydın Tır Şoförü Kadınlarımız, “Ev Gençlerimiz” Oldu
Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik; bir de ne görelim, bir arpa boyu yol gitmemişiz!
Önce; “On yılda on beş milyon genç yarattık her yaşta” diye yola çıktık.
Tek tip, sözüm ona “çağdaş demokrat aydın” gençler yetiştirecektik!
Yetiştirdik yetiştirmesine de yetiştirdiklerimizin çoğu, geleneklerinden, millî değerlerinden, dinî değerlerinden kopmuş, millî şuur yoksunu garip bir nesil oldu.
Sonra büyük iddialarla ortaya çıktık!
Fatihler, Ömerler, Aliler yetiştirecektik.
Bir de baktık ki, uyuşturucu yaşı ilkokullara inmiş, “bekâret mi, o da ne ki?” diyen bir nesil türemiş, gusül abdestini hiç duymamış oğullarımız, kızlarımız olmuş!
Tabi ki yetmez(!)
Çağdaş eğitimli gençliğimiz olmalıydı(!)
Oldu da,
İlçelere kadar yaygınlaştırdığımız üniversitelerimizde ne işe yaradığı, karşılığının ne olduğunu okuyanların da anlamadığı bölümleri bitiren üniversite mezunu gençlerimiz oldu.
Sonunda;
Beş milyon mertebesinde “ev gençleri” diye bir olgu ile yüzleştik.
Hayır, işimiz bitmedi!
Kadınlarımız hayatın her alanında olmalıydı; aksi halde nasıl çağdaş olabilirdik, nasıl Avrupa ile yarışabilirdik, değil mi?
“Kadın tır şoförlerimiz” oldu.
Kadın iş makinesi operatörlerimiz oldu!
Bununla övünür olduk!
Sayılarını hızla artırmayı hedefimiz saydık.
Sonuç:
İşsizler ordusu halinde, evlenemeyen, evlenmeye gerek görmeyen bir nesil yetiştirdik!
Kadınlarımızı, evinin hanımı olmaktan, tır şoförlüğüne, iş makinesi operatörlüğüne terfi(!) ettirdik.
Çağdaşlık adına;
Tam gaz ileri!
Sonra nüfus artmıyor!
Öyle mi?
Türkiye bu nüfus artışı ile yirmi beş yıl sonra çalıştıracak işçi bulamayacak!
Kim bilir askere gönderecek gençlerimiz olmayacak!
Çalışan olmadığı için emekli kurumunun gelirleri olmayacağından emekliler emekli maaşı alamayacak!
Türkiye, dünya ortalamasının çok altında nüfus artış oranları ile gerçek bir beka sorunu ile karşı karşıya kalacak!
İnsan neslinin ülkemizde kurutulmasına çok kalmadı!
Ha gayret(!)
Ancak şu gerçek her evin içinde patlamaya hazır bomba olarak durmakta:
İşsiz, mesleksiz, geleceğe dair umudu olmayan, evlenmeye cesaret edemeyen, evlenmeye gerek görmeyen milyonlarca kadın ve erkek gencimiz evinde, kahve köşelerinde zaman harcamaktalar.
Elbette geleceğe umutla baktığımız gençlerimiz de hamdolsun vardır. Ancak azınlıktadırlar. Ayrıca her bir gencimiz değerlidir. Hiçbirinin heba olmasına meydan vermemeliyiz.
Aydınlık geleceğimiz, öyle mi?
Hiç zaman kaybedilmeden:
- “Çalışan kadın” özendirilmesinden vazgeçilip, “evinin hanımı, çocuklarının anası olan kadına” geçilmesi beka sorunudur! Bu öyle temenni ile olacak iş de değildir.
- Ev hanımlarına emeklilik ve mutfak desteği verilmelidir.
- Doğum, eğitim desteği, maişet için maddi desteklerle özendirilmelidir.
- Üniversitelerde karşılığı olmayan gereksiz bölümler kapatılarak meslek yüksekokullarına dönüştürülmeli, gençlerin eline anahtar, tornavida verilmeli, meslek kazandırılmalıdır.
- Gençlerin evlendirilmeleri teşvik edilmeli, “kadına evin hanımı” rolü tekrar kazandırılmalıdır.
Ev genci!
Beş milyonu bulan “Ev genci” beka sorunudur!
Böyle giderse, Allah muhafaza etsin! Türk milletini yok etmek için düşman saldırısına gerek kalmayacak; biraz sabırlı olsunlar yeter!
Aile yok edilmektedir.
Genç nesil, millî manevi değerlerden ve şuurdan yoksun bırakılmaktadır.
İşin su götürür, şakaya gelir tarafı yoktur!
Hiç zaman kaybedilmeden tedbirler alınmalıdır.
Vesselam.
YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı Erdoğan’dan Sonra
|