






|
||
| İran'da Gördüğüm Şey! Teknolojiye Vicdan ve Ahlak Yükleyenler | ||
| Gazeteci, Yazar, Prodüktör, Bilişim Teknolojileri ve Sosyal Medya Uzmanı Muhammet Binici, İran'da düzenlenen 2023 ve 2025 Mustafa Bilim Ödülleri ile Yapay Zekâ Fuarı'ndaki gözlemlerini kaleme aldığı köşe yazısında; bir ülkenin gerçek gücünün yalnızca teknoloji üretmekten değil, bilim, ahlak, eğitim ve karakteri birlikte inşa edebilmesinden geçtiğini çarpıcı örneklerle anlatıyor. | ||
| GÜNDEM Haberi | ||
![]() |
||
| |
||
İran'da Gördüğüm Şey! Teknolojiye Vicdan ve Ahlak Yükleyenler Bazı yolculuklar vardır; gördüğünüz şehirleri değil, gördüğünüz insanları hatırlarsınız.
İran'a yaptığım yolculuk da benim için böyle oldu. 2023 yılında İsfahan'da, 2025 yılında ise Tahran'da düzenlenen Mustafa Bilim Ödülleri ve Yapay Zekâ Fuarı kapsamında birçok bilim adamı, akademisyen, girişimci ve öğrenciyle bir araya gelme fırsatı buldum.
Yıllardır ambargolarla mücadele eden bir ülke nasıl oluyor da bilim üretmeye devam ediyor? Nasıl oluyor da gençlerini teknolojiye yönlendirebiliyor? Nasıl oluyor da yapay zekâdan robotiğe, sağlık teknolojilerinden endüstriyel üretime kadar birçok alanda yeni projeler ortaya çıkarabiliyor?
Bu soruların cevabını fuar koridorlarında yürürken bulmaya başladım.
Araştıran bir gençlik vardı. Düşünen ve geliştiren insanlar vardı.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde gençler teknoloji tüketirken, burada birçok genç teknoloji üretmenin peşindeydi.
Endüstriyel otomasyon projeleri hazırlayan ekiplerle konuştum. Madenlerde kullanılabilecek ayıklama sistemleri geliştiren gençlerle tanıştım. Yapay zekâ tabanlı çözümler üreten öğrencileri dinledim.
Bazılarının yaşı en fazla on beş, on altı civarındaydı. Ama ortaya koydukları çalışmalar profesyonel ekiplerin projelerini aratmıyordu. İşin ilginç tarafı ise yalnızca teknik başarı değildi. Beni etkileyen başka bir şey vardı.
Başarıyı yalnızca kendilerine mal etmiyorlardı.
Ekip arkadaşlarını öne çıkarıyorlardı. Dinlemeyi biliyorlardı. Teşekkür etmeyi biliyorlardı.
Para bulunur.
Laboratuvar kurulur. Yazılım geliştirilir. Makine yapılır.
Robotları konuşuyor. Algoritmaları konuşuyor.
Ama insanı konuşmayı giderek unutuyor.
Tahran'daki Yapay Zekâ Fuarı'nda sağlık alanında geliştirilen projeleri incelerken bu düşüncem daha da güçlendi. Cerrahi navigasyon sistemleri gördüm. Doktorlara ameliyat sırasında milimetrik hassasiyet sağlayan teknolojiler gördüm.
Patoloji alanında kullanılan yapay zekâ uygulamalarını dinledim. Kanser teşhisinde doktorlara yardımcı olan sistemleri inceledim.
Teknolojiyi insanın yerine koymuyorlar.
Bir ülkeyi güçlü yapan nedir? Doğal kaynakları mı? Askeri gücü mü? Teknolojisi mi? Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak gördüm ki bunların arkasında başka bir güç daha var.
Bir toplumun eğitim anlayışı. Bir toplumun ahlak anlayışı ve vicdanı.
Bilim adamlarının ödüllendirildiği, gençlerin üretmeye teşvik edildiği ve eğitimin teknolojiyle buluşturulduğu bir ortamda doğal olarak yeni fikirler ortaya çıkıyor.
Bugün dünyanın birçok yerinde teknoloji hızla ilerliyor. Ancak teknoloji ile ahlak aynı hızda ilerlemeyince ortaya ciddi sorunlar çıkıyor.
Bir navigasyon sistemi ameliyat masasında insan hayatı kurtarabiliyor. Ama aynı mantık farklı amaçlarla da kullanılabiliyor.
Mesele onu kullanan insan. Mesele niyet. Mesele vicdan.
Ama zihnimde önemli bir gözlem vardı.
Teknolojiye anlam yükleyebildiği ölçüde büyür. İnsan yetiştirebildiği ölçüde büyür. Karakter inşa edebildiği ölçüde büyür.
İran'ı yenememelerinin nedeni sadece teknoloji değil; o teknolojinin arkasındaki ahlak ve adab-ı muaşere.
|
||
|
||
| Etiketler: İran'da, Gördüğüm, Şey!, Teknolojiye, Vicdan, ve, Ahlak, Yükleyenler, |
|
|
||
|






