|
||
![]() |
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN MAYINLI YOLLARI | |
Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı | ||
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN MAYINLI YOLLARI
Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın TBMM Başkanımız, Sayın Siyasi Parti Başkanlarımız, Siyasetçilerimiz, Değerli Aziz Milletimiz,
Türkiye tarihi günlerden geçmektedir. “Terörsüz Türkiye” ve vatanımızda kardeşliğin tesisi için çaba sarf edenler tarihi görev ifa etmektedirler.
Terörsüz Türkiye’nin ve kardeşliğin tesisi yolundaki gayretlerin “İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ VE KARDEŞLİK” sınırları içinde sürdürülmesi elzemdir. Terörsüz Türkiye’nin tesisi sırasında ülkemizin anayasanın teminatı altına alınmış olan ÜNİTER YAPISI ve DİL BİRLİĞİ konusunda olduğu gibi YÖNETİM BİÇİMİ de anayasa zemini içinde sürdürülmesi olmazsa olmaz şart olarak düşünmekteyiz. Aksi halde ülkemizin birliğine dirliğine göz dikmiş yerli ve yabancı mahfiller kendilerine yeni bir alan bulmuş olacakları gibi Türkiye’nin bölünmesi önünde engel kalmamış olacaktır. Türkiye’yi değişik zamanlarda yöneten iktidarlar iyimser bir bakışla, günü kurtarmak, problemi ve uluslararası baskıları ötelemek için, zaten “Anayasa bu anlaşmaların tatbikine mâni” düşüncesi ile muhtemelen kabul etmiş olduklarını tahmin ediyoruz. Aksi halde aşağıdaki anlaşma ve yasal düzenlemeleri gerçekleştirmiş olan hükümetler, “Devlete ve millete ihanet” etmiş olduklarının düşünülmesinin yolunu açar ki, bizim bu anlaşmaları yapan hükümetlerimize karşı asla düşünmek istemeyeceğimiz, düşünemeyeceğimiz bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın TBMM Başkanım, Sayın Siyasi Partilerimizin Genel Başkanları, Sayın Aziz Milletimiz!
Muhtelif tarihlerde gerçekleşen ibretlik olayları, devletimiz tarafından AB ve BM ile imzalanan sözleşmeleri ve TBMM tarafından çıkarılan kanunları sizlere sunarak aziz vatanımızın ve aziz milletimizin geçirmiş olduğu önemli olduğuna inandığım süreçleri arz edeceğim. Öncelikle yaşanan kritik olayları arz etmek istiyorum:
1972 yılında dönemin T.C. Başbakanı merhum Ferit Melen’in ABD’ye yaptığı resmi seyahatte yaşadıklarını özet olarak arz ediyorum. Başbakan Ferit Melen’in ABD seyahatinde kaldığı ikametgâhına bir şahıs gelir ve Başbakan Ferit Melen’le görüşmek istediğini söyler. Görevliler ellerindeki program ve görüşülecekler listesine bakarlar ve şahsın ismi listede yoktur! Şahsa, “Görüşülecekler içinde isminiz yok, sizi sayın Başbakanla görüştüremeyiz.” derler. Bunun üzerine şahıs, “O halde siz bana geleceksiniz.” der ve oradan ayrılır. Aradan bir saat aralığında bir zaman sonra ABD Dışişleri Bakanlığından Türk delegasyonu aranır ve “Sayın Başbakanın yarınki kahvaltı programı değişmiştir. Vereceğimiz adrese buyurun.” denilir. Sabah olur Türk heyeti Başbakan Melen’le birlikte söylenilen adrese giderler. Ve ne görsünler? Dün Başbakanla görüşmek isteyen ve “O halde siz bana geleceksiniz.” diyen şahıs malikanenin kapısındadır. Kahvaltı yapılır. Şahıs ABD’de petrol zengini bir iş adamıdır. Kahvaltı sonrası Başbakan Melen’e malikanesini ve bahçesini gezdirmek istediğini söyleyerek bahçeye çıkarlar. Malikanenin bahçesinde büyükçe bir ‘Van şehrinin maketi’ bulunmaktadır. Şahıs maketi Ferit Melen’e tanıtırken işte burası benim okuduğum ilkokul, burası ortaokul.. derken, Melen burası aynı zamanda benim de okuduğum okul der! Bunun üzerinde şahıs; evet sayın Melen şurası sizin eviniz burası bizim evimiz! Biz birlikte okula gittik. Ben her sabah işe gitmeden bu maketin etrafında dolaşıyorum ve her sabah and ediyorum ki: “Burası benim vatanımdır ve ben vatanıma tekrar sahip olacağım!” Tabi ortam buz keser!
1976 yılında CHP/MSP koalisyonu sırasında ESAM tarafından Ankara’da Vakıflar bankasının konferans salonunda Avrupa Topluluğu (AT) konusunda bir program düzenledi. O programa katılanların en genci şahsen bendim. AT Konusunda müsbet düşünenin olmadığı ESAM’ın düzenlediği programda o tarihlerde Dünya Bankası ikinci başkanı ve Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarlığı da yapmış olan Turgut ÖZAL konuşmacı olarak bulunuyordu. Özal’ın konuşmaları çok tepki çekince merhum Özal; “Arkadaşlar, AT bir Hristiyan kulübüdür bizi almazlar telaşlanmayın!” der ve sözlerini şu şekilde sürdürür: “Ben size çok daha vahim bir olay anlatacağım: 1967 yılında BM tarafından Türkiye’de ASURİSTAN’ın varlığı kabul edildi. Bu görüşmeler sırasında Türk delegasyonu BM salonunu terk etti ve Türkiye BM’nin bu kararına şerh dahi düşmeden karar BM tarafından kabul edilmiş oldu.” Asuristan denilen bölge Malatya’dan Adana’ya kadar olan armut şeklinde Türkiye’nin bir bölümüdür. Böylece 1967 yılında güneydoğu bölgemizde Asuristan isimli bir devlet kabul edildiğini Merhum Turgut Özal ifade etmiştir.
T.C. Genelkurmay Başkanlığı’na 10 Mart 1981 tarihinde Tümgeneral Mahmut Boğuşlu tarafından bir rapor sunulmuştur! Bu raporda maalesef akıllara durgunluk verecek teklif ve öneriler yapılabilmiştir. Boşoğlu’nun bütün tekliflerini yazmaya imtina ederek sadece bir paragrafının ne denli ‘tedirgin edici’ olduğunun görülmesi ve bu ülkede neler olabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Tümgeneral olan bu zat raporunda: “……milletin Ankara’ya güveninin olmadığından” dem vurarak, ‘67 il merkezinde’ ….yaşama yürütme yargı ve 67 il merkezinde Millet Meclisleri … kurulmalıdır.” Demiş Türkiye’nin 67’ye bölünmesini öneren bu paşamız hızını alamamış ve “…Yunanlılar da Osmanlı vatandaşıdır. Yunanistan’la federasyon kurmalıyız.” demiştir. Bununla da kalmamış ve “… Kıbrıs dörde bölünmelidir…. Dedikten sonra da Ortadoğu buradan kontrol edilebilir hezeyanında bulunma cesaretini göstermiştir. Ayrıca işin sonunda Atatürk’e methiye düzmeyi ihmal etmediği satırların arasına “…… 67 ile bir Atatürk ve 23 Nisan meclisine ihtiyaç vardır….” Deme bahtsızlığını, cesaretini ve ‘ihanetini’ gösterebilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı bu şahıs hakkında ne yaptı bilmiyoruz! O tarihler, ABD Başkanı Carter’ın “Bizim çocuklar Türkiye’de yönetime el koydular.” iltifatına (!) mazhar olmuş Atatürkçülük postuna bürünmüşlerin Türkiye’nin yönetime el koydukları tarihe rastlar! Raporun yazı numarası ve tarihini belirten içerik aşağıda bulunmaktadır.
Kaynak kitap adı: Yeni Osmanlı Tuzağı C. Özakıncı Ülkemiz maalesef rütbeli rütbesiz siyasetçi, siyasetçi olmayan iş insanı, iş insanı olmayan gazeteci, gazeteci olmayan ünvanlı, ünvansız ‘haini’ bol bir ülkedir. Onun için Terörsüz Türkiye tesis edilirken iğnenin ucu kadar hainlik düşünenlere fırsat kapısı aralanmamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın TBMM Başkanım, Sayın siyasi partilerimizin genel başkanları, Değerli aziz milletimiz!
Yukarda özetle anlattığım olayların üzerine şimdi de uluslararası anlaşma ve düzenlenen yasaları bu konu ve bilgileri çok defa yazmama rağmen hatırlatmak isterim.
Vatanımızın bazı bölgelerinde yasal ve uluslararası anlaşmalar ile “Özerklik” ilan edilmesine zemin hazırlanmış olması kabul edilebilir değildir. Milletimizin birliği beraberliği, ülkemizin devletimizin birliği bütünlüğü ile dünya var oldukça yaşatılması, bazı bölgelerin “özerklik” adı altında Sevr’in tatbikinin önlenmesi ve dahi vatanımızın bölünmemesi için; ÖZERKLİĞİN/BÖLÜNMENİN YOLUNU AÇAN aşağıdaki tehlike arz eden sözleşme ve düzenlemeleri dikkatinize arz ediyorum. 1- 3 Ekim 1992 tarih ve Sayı: 21364 sözleşme sonucunda AB ile yapılan anlaşmanın bakanlar kurulu kararının ve, 2- BM ile 15 Ağustos 2000 tarihinde New York'ta Birleşmiş Milletlerde imzalanan “İkiz Sözleşmeleri”nin, 3- 4 Haziran 2003'te TBMM de kabul edilen 4867 ve 4868 no’lu "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun", (AB ile yapılan anlaşmayı onaylayan Bakanlar Kurulu Kararı ve BM’de aynı sözleşmenin onaylanması) Gerek AB ile yapılan anlaşma ve Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanan, gerek BM ile yapılan anlaşma ve TBMM’de çıkarılan yasaların derhal hiç zaman kaybedilmeden ortadan kaldırılmasının tarihi sorumluluk olduğunu düşünmekteyiz! “Biz varken asla kimse bölemez!” diyerek yapılan anlaşmaları görmemezlikten gelmek ve ötelemenin ne derece mahzurlar ve tehlikeler barındırdığı, sözüm ona bir Tümgeneralin Genelkurmay Başkanlığı’na verme cesareti gösterdiği raporla kanıtlamaktadır. Anlaşmalar ve kararların detaylarını arz ediyorum;
ÖZERKLİK/BÖLÜNME YOLUNDA BAKANLAR KURULU KARARI: AB ile yapılan iptal edilmesi gereken anlaşmanın ve Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan kararın tam metnini noktası virgülüne imla hataları da dahil dokunmadan sizlere sunuyorum!
“T.C. Resmi Gazete Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır Kuruluşu : 7 Ekim 1920 3 Ekim 1992 Sayı : 21364 CUMARTESİ YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Milletlerarası Andlaşma Karar Sayısı 92/3398 Türkiye tarafından 21/11/1988 tarihinde Strasbourg'da imzalanan ve 8/5/1991 tarihli ve 3723 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ekli "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı"nın mezkur Kanunun 1inci maddesi ileöngörüldüğü biçimde onaylanması; DışişleriBa kanlığının 29/7/1992 tarihli ve AKGY/2238-4753 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu'nca 6/8/1992 tarihin de kararlaştırılmıştır. Süleyman DEMİREL Başbakan E. İNÖNÜ Devlet Bakanı ve Başb. Yrd. İ. TEZ Devlet Bakanı O. KtLERCİOĞLU Devlet Bakanı E. ŞAHİN Devlet Bakanı N. AYAZ Milli Savunma Bakanı K.TOPTAN Milli Eğitim Bakanı Y.TOPÇU Ulaştırma Bakanı M. T . KÖSE Sanayi ve Ticaret Bakanı A. ATEŞ Turizm Bakanı Resmi Gazete Kodu : 031092 E. CEYHUN Devlet Bakam G. ERGENEKON Devlet Bakam M. A . YILMAZ Devlet Bakanı M. S. OKTAY Adalet Bakanı S. ORAL Maliye ve Gümrük Bakam Y. AKTUNA Sağlık Bakam M. MOĞULTAY Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakam D. F . SAĞLAR Kültür Bakanı B. D . AKYÜREK Çevre Bakam Yürütme ve İdare Bölümü Sayfa : 1 İçindekiler 96. Sayfadadır. C. ÇAĞLAR Devlet Bakanı A.GÖNEN Devlet Bakanı M. KAHRAMAN Devlet Bakanı Ş. ERCAN Devlet Bakam 1. SEZGİN İçişleri Bakanı N. CEVHERİ Devlet Bakanı V . T.AKYOL Devlet Bakanı Ö. BARUTÇU Devlet Bakanı M. BATALLI Devlet Bakanı H. ÇETİN Dışişleri Bakanı O. KUMBARACIBAŞI Bayındırlık ve İskan Bakam N. CEVHERİ Tarım ve Köyişleri Bakam E. FARALYALI Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakam V. TANIR Orman Bakam 2 Ekim 1992 tarihli ve 21363 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de; 3839,3841 sayılı Kanunlar ile 92-40836 sayılı Atama Karan yayımlanmıştır. Turgut OZAL Cumhurbaşkanı
Sayfa : 2 RESMİ GAZETE 3 Ekim 1992 — Sayı : 21364
AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI ÖNSÖZ İşbu Şartı imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, Avrupa Konseyi'nin amacının üyeleri arasında ortak mirasları olan ideal ve ilkeleri ko rumak ve gerçekleştirmek için daha ileri bir birlik sağlamak olduğunu düşünerek, Bu amacın gerçekleştirilmesinin yollarından birisinin idari alanda anlaşmalar yapmak olduğunu düşünerek, Yerel makamların her türlü demokratik rejimin temellerinden birisi olduğunu düşünerek, Vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine kaülma hakkının Avrupa Konseyine üye Devletlerin tümünün paylaştığı demokratik ilkelerden biri olduğunu düşünerek, Bu hakkın en doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğuna kani olarak, Gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların varlığının hem etkili hem de vatandaşla ra yakın bir yönetimi sağlayacağına kani olarak, Değişik Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunması ve güçlendirilmesinin demokratik ilkelere ve idarede ademi merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa oluşturulmasında önemli bir katkı sağlayacağını düşünerek, Bunun demokratik bir şekilde oluşan karar organlarına ve sorumluluktan bakımından, bu sorumlulukların kullanılmasındaki olanak ve yöntemler bakımından ve bu sorumlulukla rın karşılanması için gerekli kaynaklar bakımından geniş bir özerkliğe sahip yerel makamların varlığını gerektirdiğini teyid ederek, Madde 1 Taraflar bu Şart'ın 12. maddesinde belirtilen şekil ve ölçüde kendilerini aşağıdaki mad delerle bağlı kabul edeceklerini taahhüt ederler. I. BÖLÜM Madde 2 Özerk Yerel Yönetimlerin Anayasal ve Hukuki Dayanağı özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır Madde 3 Özerk Yerel Yönetim Kavramı 1 — Özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çer çevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır. 2 — Bu hak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen mec lisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Madde 4 Özerk Yerel Yönetimin Kapsamı 1 — Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumluluktan anayasa ya da kanun ile belirle necektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Yürütme ve İdare Bölümü Sayfa : 2 3 Ekim 1992 — Sayı : 21364 RESMİ GAZETE Sayfa ; 3 2 — Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanları nın dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır. 3 — Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar ta rafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri gözönünde bulundurulmalıdır. 4 — Yerel makamlara verilen yetkiler normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda ön görülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezî veya bölgesel makamlar tarafından za- yıflatılamaz veya sınırlandırılamaz. 5 — Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde yerel makamla ra olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır. 6 — Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ilişkin planlama ve karar al ma süreçleri içinde, kendileriyle olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacakür, Madde S Yerel Yönetim Sınırlarının Korunması Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir ret ferandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz. Madde 6 Yerel Makamların Görevleri İçin Gereken Uygun İdari örgütlenme ve Kaynaklar 1 — Kanunla düzenlenmiş daha genel hükümlere halel getirmemek koşuluyla, yerel ma kamlar kendi iç idari örgütlenmelerini, bunları yerel ihtiyaçlarla uyumlu kılmak ve etkin idare sağlamak amacıyla, kendileri kararlaştırabileceklerdir. 2 — Yerel yönetimlerde görevlilerin çalışma koşulları liyakat ve yeteneğe göre yüksek nitelikli eleman istihdamına imkan verecek ölçüde olmalıdır; bu amaçla yeterli eğitim olanak larıyla ücret ve mesleki ilerleme olanakları sağlanmalıdır. Madde 7 Yerel Düzeydeki Sorumlulukların Kullanılma Koşullan 1 — Yerel düzeyde seçilmiş temsilcilerin görev koşullan görevlerin serbestçe yerine ger tirilmesi olanağını sağlayabilmelidir. 2 — Görev koşulları sözkonusu görevin yürütülmesi sırasında yapılacak masrafların uy gun biçimde mali tazminiyle birlikte, uygunsa, kazanç kaybının tazminine veya yapılan işin karşılığında ücret ve buna tekabül eden sosyal sigorta primlerinin ödenmesine olanak sağlaya çaktır. 3 — Yerel olarak seçilmiş kişilerin görevleriyle bağdaşmayacak işlev ve faaliyetler ka nunla veya temel hukuki ilkelere göre belirlenir. Madde 8 Yerel Makamların Faaliyetlerinin İdarî Denetimi 1 — Yerel makamların her türlü idari denetimi ancak kanunla veya anayasa île belir lenmiş durumlarda ve yöntemlerle gerçekleştirilebilir. 2 — Yerel makamların faaliyetlerinin idarî denetimi normal olarak sadece kanunla ve anayasal ilkelerle uygunluk sağlamak amacıyla yapılacaktır. Bununla beraber, üst-makamlar yerel makamları yetkili kıldıklan işlerin gereğine göre yapılıp yapılmadığını idarî denetime ta bi tutabileceklerdir. 3 — Yerel makamların idari denetimi, denetleyen makamın müdahalesinin korunması amaçlanan çıkarların önemiyle orantılı olarak sınırlandırılmasını sağlayacak biçimde yapıl malıdır.
YÜRÜTME VE İDARI BÖLÜMÜ SAYıSı:3 RESMİ GAZETE 3 Ekim 1992 — Sayı ; 21364 Madde 9 Yerel Makamların Malî Kaynakları 1 — Ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli malî kaynaklar sağlanacaktır. 2 — Yerel makamların malî kaynakları anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacaktır. 3 — Yerel makamların malî kaynaklarının en azından bir bölümü oranlarını kendileri nin kanunun koyduğu sınırlar dahilinde belirleyebilecekleri yerel vergi ve harçlardan sağlana caktır. 4 — Yerel makamlara sağlanan kaynakların dayandığı malî sistemler, görevin yürütül mesi için gereken harcamalardaki gerçek artışların mümkün olduğunca izlenebilmesine ola nak tanımaya yetecek ölçüde çeşitlilik arzetmeli ve esneklik taşımalıdır. 5 — Malî bakımdan daha zayıf olan yerel makamların korunması, potansiyel malî kay nakların ve karşılanması gereken malî yükün eşitsiz dağılımının etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik malî eşitleme yöntemlerinin veya buna eş önlemlerin alınmasını gerektirir. Bu yön temler ve önlemler yerel makamların kendi sorumluluk alanlarında kullanabilecekleri takdir hakkını azaltmayacaktır. 6 — Yeniden dağıtılan kaynakların yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konu sunda, kendilerine uygun bir biçimde danışılacaktır. 7 — Mümkün olduğu ölçüde, yerel makamlara yapılan hibeler belli projelerin finans manına tahsis edilme koşulu taşımayacaktır. Hibe verilmesi yerel makamların kendi yetki alanları içinde kendi politikalarına ilişkin olarak takdir hakkı kullanmadaki temel özgürlüklerine ha lel getirmeyecektir. 8 — Yerel makamlar sermaye yatırımlarının finansmanı için kanunla belirlenen sınır lar içerisinde ulusal serm aye piyasasına girebileceklerdir. Madde 10 Yerel Makamların Birlik Kurma ve Birliklere Katılma Hakkı 1 — Yerel makamlar yetkilerini kutlanırken, prtak ilgi alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçeve sinde birlikler kurabileceklerdir. 2 — Her Devlet, yerel makamların ortak çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için birliklere üye olma ve uluslararası yerel makamlar birliklerine katılma hakkını tanıyacaktır. 3 — Yerel makamlar, kanunla muhtemelen öngörülen şartlar dahilinde, başka devlet lerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilirler. Madde 11 özerk Yerel Yönetimlerin Yasal Korunması Yerel yönetimler kendi yetkilerinin serbestçe kullanımı ile anayasa veya ulusal mevzuat tarafından belirlenmiş olan özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla yargı yolu na başvurma hakkına sahip olacaklardır. II. BÖLÜM Muhtelif Hükümler Madde 12 Yükümlülükler 1 — Her Akit Taraf, bu Şart'ın I. Bölümündeki paragraflardan en az 10 tanesi aşağı- dakilerin arasından seçilmek üzere en az 20 paragrafı ile kendisini bağlı kabul etmeyi taahhüd edecektir: Sayfa : 4 — Madde 2, — Madde 3, — Madde 4, — Madde 5, — Madde 7, — Madde 8, — Madde 9, — Madde 10, paragraf 1, — Madde 11 Yürütme ve İdare Bölümü Sayfa : 4 paragraf 1 ve 2, paragraf 1, 2 ve 4, paragraf 1, paragraf 2, paragraf 1, 2 ve 3, 3 Ekim 1992 — Sayı : 21364 RESMÎ GAZETE Sayfa : 5 2 — Sözleşmeye taraf olan her Devlet onay, kabul veya tasvip belgesini tevdi ederken, bu Maddenin 1. paragraf hükümlerine uygun olarak seçtiği paragrafları Avrupa Konseyi Ge nel Sekreterine bildirecektir. 3 — Herhangi bir Taraf Devlet, bu Maddenin 1. paragrafı hükümlerine göre Sözleş menin henüz kabul etmemiş olduğu herhangi bir paragrafıyla veya paragraflarıyla kendini bağlı addedeceğini daha sonraki herhangi bir tarihte Genel Sekretere bildirebilir. Sonradan kabul edilen bu tür yükümlülükler, böylece bildirimde bulunan Âkit Tarafın onay, kabul veya tasvip işleminin ayrılmaz bir parçası addedilecek ve Genel Sekreterin bildiri mi aldığı tarihten sonra geçecek üç aylık süreyi izleyen ayın ilk gününden başlamak üzere aynı etkiyi taşıyacaktır. Madde 13 Bu Şart'ın Kapsayacağı Makamlar işbu Şart'ta yer alan özerk yerel yönetim ilkeleri Âkit Tarafın ülkesinde mevcut bulu nan yerel makamların tüm kategorileri için uygulanır. Bununla beraber herbir Âkit Taraf, onay, kabul veya tasvip belgesini sunarken, bu Şart'ın yerel veya bölgesel makamların sadece hangi kategorileri için uygulanmasını öngördüğünü veya uygulama dışında bırakmayı öngördüğü kategorileri belirleyebilir. Avrupa Konseyi Genel Sekreterine daha sonra yapabileceği bildi rimlerle, yukarıdakilerden başka yerel veya bölgesel makam kategorilerini de Şart'ın kapsa mına dahil edebilir. Madde 14 Bilgi Sağlanması Her Âkit Taraf bu Şart'ın hükümlerine uygunluk sağlamak amacıyla kabul ettiği mev zuat hükümleriyle aldığı öteki önlemler konusuna ilişkin tüm bilgiyi Avrupa Konseyi Genel Sekreterine iletecektir. III. BÖLÜM Madde 15 imza, Onay ve Yürürlüğe Girme
1 — Bu Şart Avrupa Konseyi üyesi tüm ülkelerin imzasına açık olacaktır. Onay, kabul veya tasvip işlemine tabi olacaktır. Onay, kabul veya tasvip belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi edilecektir. 2 — Bu Şart Avrupa Konseyi üyesi ülkelerden dördünün bu Şart'la bağlı olmayı kabul ettiklerini yukarıdaki paragraf hükümlerine uygun olarak daha sonra bildirmelerinden itiba ren geçecek üç aylık süreyi izleyen ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. 3 — Bu Şart'la bağlı olmayı kabul edeceğini daha sonra beyan eden herhangi bir üye Devlet bakımından, bu Şart onay, kabul veya tasvip belgesinin tevdi tarihinden sonra geçecek üç aylık bir süreyi izleyen ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. Madde 16 Topraklara ilişkin Hüküm 1 — Herhangi bir Devlet, imzalama sırasında veya onay, kabul veya tasvip belgesini tevdi ederken bu Şart'ın uygulanacağı toprak ya da toprakları belirleyebilir. 2 — Herhangi bir Devlet daha sonraki herhangi bir tarihte yapacağı ve Avrupa Konse yi Genel Sekreteri'ne muhatap bir beyanla, bu Şart'ın uygulanma alanım beyanda belirleyece ği başka herhangi bir toprağı teşmil edebilir. Şart, bu tür topraklar için, bu beyanın Genel Sekreterin eline geçtiği tarihten sonra geçecek 3 aylık süreyi izleyen ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. 3 — Yukarıdaki iki paragraf çerçevesinde yapılan herhangi bir beyan, bu beyanda be lirlenen herhangi bir toprak bakımından, Genel Sekretere hitaben yapılacak bir bildirim ile geri çekilebilir. Bu geri çekme, Genel Sekreterin bu bildirimi aldığı tarihten sonra geçecek altı aylık süreyi izleyen ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. Yürütme ve idare Bölümü Sayfa : 5 Sayfa : 6 RESMİ GAZETE 3 Ekim 1992 — Sayı : 21364 Madde 17 Çekilme 1 — Herhangi bir Taraf, kendisi bakımından bu Şart'ın yürürlüğe girişini izleyen beş yıllık bir sürenin geçmesinden sonra, bu Şart'tan çekilebilir. Bu durumlarda, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine altı ay önce bildirimde bulunulacaktır. Bu tür çekilmeler, Taraf Devlet sa yısının dörtten az olmaması koşuluyla diğer Taraf Devletler bakımından Şart'ın geçerliliğini etkilemeyecektir. 2 — Yukarıda paragrafta belirlenen hükümler çerçevesinde herhangi bir Taraf Devlet, 12. maddenin 1. paragrafında öngörülen sayı ve tipteki paragraflarla bağlı olduğu sürece, Şart'ın I. Bölümünün herhangi bir paragrafından çekilebilir. Herhangi bir Taraf Devlet bir paragraf - dan çekilerek 12. maddenin 1. paragrafının gereğini karşılamayan bir duruma geliyorsa, Şart'ın kendisinden de çekilmiş sayılacaktır. Madde 18 Bildirimler Avrupa Konseyi Genel Sekreteri : a) Her imzalamayı; b) Tüm onay, kabul veya tasvip belgelerinin tevdiini; c) Bu Şart'ın 15. madde hükümlerine göre her yürürlüğe giriş tarihini; d) 12. Maddenin 2. ve 3. paragraflarının hükümlerinin uygulanması çerçevesinde alı nan her bildirimin; e) 13. Maddenin hükümlerinin uygulanması çerçevesinde alınan her bildirimi; f) Bu Şart'a ilişkin diğer herhangi bir işlem, bildirim veya yazışmayı Avrupa Konseyi üyesi Devletlere bildirecektir. Yukarıdaki hükümleri kabul zımnında gereği gibi yetkili kılınmış aşağıda imzaları bu lunanlar işbu Şart'ı imzalamışlardır. Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanacak işbu Sözleşme, İngilizce ve Fransızca olarak ve her iki metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, tek nüsha halinde 15 Ekim 1985 tarihin de Strasbourg'da düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Avrupa Konseyi üyesi Dev letlerin herbirine bu Şart'ın aslına uygun suretlerini iletecektir. Avusturya Cumhuriyeti Hükümeti Adına Hat* G. KNITEL Belçika Krallığı Hükümeti Adına Jan R. VANDEN BLOOCK Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti Adına Danimarka Krallığı Hükümeti Adına Erling V. OUAADE Fransa Cumhuriyeti Hükümeti Adına Henri OURMET Federal Almanya Cumhuriyeti Adına Günter KNACKSTEDT Horst WAFFENSCHMIDT Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Adına Agamemnon KOUTSOGIORGAS İzlanda Cumhuriyeti Hükümeti Adına İrlanda Hükümeti Adına İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Adına Oscar L. SCALFARO Yürütme ve İdare Bölümü Sayfa : 6
3 Ekim 1992 — Sayı : 21364 RESMÎ GAZETE Sayfa : 7 Lihtenştayn Prensliği Hükümeti Adına Nicolas de LIECHTENSTEIN Lüksemburg Büyük Dukalığı Hükümeti Adına Jean SPAUTZ Malta Hükümeti Adına Hollanda Krallığı Hükümeti Adına Norveç Krallığı Hükümeti Adına Portekiz Cumhuriyeti Hükümeti Adına Joao PEREIRA BASTOS ispanya Krallığı Hükümeti Adına Felix PONS IRAZAZABAL isveç Krallığı Hükümeti Adına isviçre Konfederasyonu Hükümeti Adına Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Adına Büyük Britanya ve Kuzey irlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Adına”
Yürütme ve İdare Bölümü Sayfa : 2
ÖZERKLİK/BÖLÜNME YOLUNDA BM İLE YAPILAN ANLAŞMA AB ile yapılan anlaşmayı Türkiye, yıllar boyunca imzalamaktan kaçındığı halde 15 Ağustos 2000 tarihinde New York'ta Birleşmiş Milletler ile de imzalamış oldu. Türkiye'de halklara ayrı devlet kurma hakkı dahil, bilinen azınlık haklarını tanıyan bu sözleşmeyi hükümet adına imzalaması için Birleşmiş Milletler Daimi Delegesine talimat verildiği o tarihlerde basında yer aldı. 15 Ağustos 2000 tarihinde 'Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme' ile 'Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme' imzalandı. ÖZERKLİK YOLUNDA KANUNİ DÜZENLEME: İKİZ YASALAR AB ve BM ile yapılan anlaşma ve Bakanlar Kurulu kararlarının devamı olan, kamuoyunca “ikiz yasalar” olarak bilinen TBMM tarafından çıkarılan bu iki yasa (4867 ve 4868) 4 Haziran 2003 tarihinde Meclis'ten geçti. BM ile yapılan anlaşmadan sonra tam üç sene sonra yasallaştırıldı. "Ulus, devletin intiharı olur.” denilen bu yasaları meclis onayladı. 4867 ve 4868 no’lu bu iki yasa Meclis’te kullanılan 221 oydan 216’sı kabul ederken 5 vekil ise ret cevabı verdi. “İkiz yasalar” ile AB ve BM nezdinde yapılan anlaşmaların beyan ettiğine göre halklara, mezheplere yani farklı toplumsal kökenlere sahip olanlara “KENDİ KADERİNİ TAYİN ETME HAKKI” verildi. Yani bunu imzalayan devletlerde yaşayan etnik kökenler, ‘dilerse ayrılabilir, kendi kendini yönetebilir’ denildi. Madde ve gene tarih ve kararı ile yasalaşan söz konusu sözleşmenin iki maddesi çok tartışıldı. 1. ...bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal, siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler. 2. ise, bütün halklar, “… Doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiçbir koşulda yoksun bırakılamaz” denildi. Sözleşmeye göre, bu ülke içinde kendini halk olarak tanımlayanlar, kendi kaderlerini tayin hakkına sahipti. Yani uluslararası camia düğmeye bastığı an, kendine "halk" diyenler, etnik köken iddiasında bulunanlar sivil itaatsizlik ve özerklik sürecini başlatabileceği ifade edilmektedir. Özerkliğin/Bölünmenin Yolunu Açan,
“Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi” bahsi ile yerinden yönetim/eyalet gibi düzenlemelerin tehlikeli sulara çekilme olacağını düşünmekteyiz. Demokrasi ve insan hakları iddiaları ile “YEREL DİLLERDE EĞİTİM”in BM nezdinde bağımsızlığın önünü açan bir uygulama olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Etnik unsurların kendi dillerini öğrenmeleri ve konuşmaları elbette “insan hakkı” olduğu gibi devlet ve milletlerin zenginliğidir! Bunun dışında DİL uygulamasının önünün açılması bölünmeye gidilen bir aracı olabilecektir. Yukarda tam metnini sunduğum AB ile mutabakata varılan ve onaylanan Bakanlar Kurulu Kararı, BM ile yapılan anlaşma ve iki yasanın iptali, vatanımızı bölmek isteyenlerin heveslerini kursağında bırakarak ilerde öngörülemez olayların önüne geçeceği gibi ülkemizi bir ve bütün olarak muhafaza edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızı, Sayın TBMM Başkanımızı, Sayın Siyasetçi ve Siyasi parti bakanlarını, Ve aziz milletimizi,
Vatanımızın bölünmesine zemin hazırlayan bu karar ve kanunların iptali için tarihi göreve davet ediyoruz!
Aziz milletimize çağrımız ise; Yukarda tarih ve sayılarını verdiğimiz AB ve BM ile yapılan anlaşmalar ile ülkemizi “özerklik” adı altında bölünmesine zemin hazırlamış olan karar ve kanunların iptali için yöneticilerimize, milletvekili ve siyasetçilerimize destek olmak için gerekli olan her türlü faaliyette bulunmak vatandaşlık görevi ve sorumluluğu olduğunu hatırlatmaktır.
Daha önce arz ettiğim gibi önceki hükümetler tarafından “dış baskı”ları ötelemek için çıkarıldığını düşündüğümüz ve vatanımızın bölünmesine zemin hazırlayan bu karar ve kanunların iptalinin ülkemizin geleceğinin teminatı olacağını düşünmekteyiz. AB ve BM ile anlaşma ve Bakanlar Kurulu Kararı ÖZERK YÖNETİM ilan edilmesi yönünde bütün düzenlemeleri içermekle beraber sadece ve sadece anayasanın değiştirilemez ilk dört maddesi içinde bulunan, “MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” ifadesi bölünmeye engel olarak kalmış olduğunu düşünmekteyiz. Bir de aziz milletimizin çelikten iradesi! Terörsüz Türkiye barış ve kardeşlik içinde yaşamak her ferdin arzusudur. Terörsüz Türkiye hayali gerçekleşirken dahili ve harici bölücü unsurların önünü açacak, onlara yeni çalışma fırsatları sunacak ve kardeşliğimizi sorgulamak durumunda bırakılacağımız yaklaşım ve düzenlemelerin yapılmaması aziz milletimizin ve aziz devletimizin dünya var oldukça yaşamasının teminatı olacaktır. Aziz milletimiz ve aziz devletimizin barış, kardeşlik ve birlik beraberlik içinde yaşaması için çalışan gayret edenlere şükranlarımız sonsuzdur. Aziz milletimizin ve aziz devletimizin dünya var oldukça yaşaması, yaşatılması hedefimizdir. En içten saygılarımla, Arz ederim. Bilgi Notu: YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
|
||
Etiketler: TERÖRSÜZ, TÜRKİYE’NİN, MAYINLI, YOLLARI, |
|