Yazı Detayı
22 Mart 2026 - Pazar 11:04
 
İran'ın Misillemesi ve Siyonist Rejimin Çöküş Senaryoları
Muhammet BİNİCİ
info@muhammetbinici.com.tr
 
 

İran'ın Misillemesi ve Siyonist Rejimin Çöküş Senaryoları
 

"Netanyahu komada mı, yoksa bir yapay zeka oyunuyla mı karşı karşıyayız?"
 

Bu soru, son günlerde Ortadoğu siyasetinin en kritik sorusu haline geldi. İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü'nün dün yaptığı açıklamalar, bölgedeki dengeleri kökünden sarsacak nitelikte. Amerikan üslerinin yüzde 80'inden fazlasının imha edildiği, stratejik radarların yerle bir olduğu bir tablodan söz ediyoruz. Üstelik bu, İran'ın resmî açıklaması.
 

Hatırlarsanız, daha önce Trump'ın sözde "barış planını" eleştirdiğim yazımda, galebe çalınamamış bir savaşı zafer ilanına dönüştürme çabalarının akim kalacağını yazmıştım. İşte o gün bugündür. İran, "sürprizleri, düşmana ezici bir darbe indirme yöntemidir" diyerek, Amerikan gücünün Ortadoğu'daki kırılganlığını tüm dünyaya göstermiş oldu.
 

İran Silahlı Kuvvetleri'nden Tarihi Açıklama
 

Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü'nün açıklamalarını aynen aktarıyorum:

 

"Eğer Amerika, Hark Adası'ndaki tesislere ve adadaki petrol terminaline yönelik bir saldırıda bulunursa, saldırgan ülkenin tüm petrol ve doğalgaz tesisleri derhal bir kül yığınına dönüştürülecektir."
 

Bu, açık ve net bir tehdittir. Amerika'ya gönderilmiş son uyarıdır. Üstelik bu tehdit boş bir laf değil, sahada kanıtlanmış bir kapasitenin ifadesidir.
 

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer alıyor:
 

"Ülkemiz silahlı kuvvetlerinin ateş üstünlüğü sürecinin devamında, son günlerde yayınlanan uydu görüntülerine göre, İslam Cumhuriyeti İran Silahlı Kuvvetleri, Amerikalı teröristlerin üslerindeki stratejik radarların, kilit, önemli ve hayati noktalarının yüzde 80'inden fazlasını imha etmiştir."
 

Yüzde 80! Bu rakam, sıradan bir askeri başarının çok ötesindedir. Amerikan istihbaratının gözü, kulağı olan radarların yok edilmesi, bölgedeki Amerikan varlığını âmâ hale getirmiştir.
 

Sözcü devam ediyor:
 

"Bu üste meydana gelen çok şiddetli patlamalar, üssün boşaltılması emrine yol açtı ve Amerikalı teröristler, savaş uçaklarını bu üsten çıkararak daha uzak mesafelerdeki diğer üslerine nakletmek zorunda kaldı."
 

Yani Amerikan askerleri kaçıyor! Bunu açıkça yazıyorum: Süper güç, İran'ın karşısında geri çekilmek zorunda kalıyor.
 

Bir diğer kritik operasyon ise şöyle duyuruldu:
 

"Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, bu sabah erken saatlerde gerçekleştirdiği hassas ve ezici bir operasyonla, Amerikalı teröristlere ait 'El-Zafra' Hava Üssü'nün ana mühimmat deposunu hedef aldı."
 

Hatam'ül-Enbiya Karargahı: İran'ın Sürprizleri Düşmana Darbedir
 

Hatam'ül-Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü'nün sözleri ise stratejinin özetidir:
 

"İran'ın sürprizleri, güçlü silahların yanı sıra, düşmana ezici bir darbe indirme yöntemini de kapsamaktadır."

 

Bu, İran'ın sadece teknolojik değil, aynı zamanda taktiksel üstünlüğünün de ilanıdır. Düşman ne zaman, nereden, nasıl bir darbe yiyeceğini asla kestiremez.

 

Kalibaf'tan Ateşkes Dersi

 

İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın El-Arabi El-Cedid'e verdiği demeç, diplomasi tarihine geçecek türden:
 

"Ateşkes, ancak yeniden savaş çıkmayacaksa mantıklıdır. Yoksa ateşkesin sadece düşmana, radarlarının imha edilmesi veya önleyici füze sıkıntısı gibi kendi sorunlarını çözmesi için fırsat yaratıp ardından bize tekrar saldırması anlamına gelmemelidir."

 

Ne kadar yerinde bir tespit! Batı'nın ateşkes anlayışı, tıpkı Osmanlı'nın son döneminde dayatılan mütarekeler gibi, düşmanın nefes almasını sağlamaktan ibarettir. Kalibaf bunu görüyor ve söylüyor:

 

"Biz ateşi, düşman saldırısından gerçek anlamda pişman olana, dünyada ve bölgede siyasi ve güvenlik koşullar hazır hale gelene ve tehdit ile savaş bölgede gerçekten sona erene kadar sürdüreceğiz."

 

"Düşman pişman olana ve dünyada ve bölgede uygun siyasi ve güvenlik koşullar oluşana kadar ateşkesi kabul etmeyeceğiz."

 

Bu sözlerin altını üç kez çiziyorum: İran, artık kimsenin oyununa gelmeyecek. Tecrübe konuşuyor, tarih konuşuyor, direniş konuşuyor.
 

Kalibaf'ın bir diğer açıklaması da İran'ın savaş hazırlığını gözler önüne seriyor:

 

"Kendimizi uzun vadeli bir savaşa hazırladık. Hem yeterli füze ve İHA stokumuz var hem de bunları üretme kapasitemiz var."

 

"Sanırım artık Amerikalıların İran'ın saldırı gücünü yok etme yönündeki laflarına kimse inanmıyor. Hem yeterli füze ve İHA stokumuz var hem de bu teknoloji yerli olduğu için bunları üretme kapasitesine sahibiz. Üstelik düşmanın önleyici füzelerinden çok daha yüksek bir hızla ve çok daha ucuza."
 

Pezeşkiyan'dan Macron'a Tarihi Ders
 

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşmesinde söyledikleri, bir mazlumun zalime karşı duruşunun en güzel ifadesidir:
 

"Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığım görüşmede, İran'ın bu vahşi savaşı başlatmadığını vurguladım. Saldırıya karşı savunma, iyi bildiğimiz doğal bir haktır."
 

"Bölgedeki Amerikan üslerinin, komşularımızla ilişkilerimizi bozma amacıyla İran'a karşı kullanılması durdurulmalıdır."

 

İncirlik Üssü ve NATO'nun Provokasyonları: Türkiye-İran Sağduyusu

 

Bu sözler, doğrudan bizi ilgilendiren hayati bir uyarıdır. Çünkü bilindiği gibi, İncirlik Üssü başta olmak üzere, Topraklarımızdaki bazı askeri tesisler, Amerikan gücünün bölgedeki en önemli dayanak noktalarındandır. Peki, bu üslerde konuşlu güçlerin yarın bize karşı kullanılmayacağının garantisini kim verebilir? 15 Temmuz'da bu üslerde neler yaşandığını, o karanlık gecede kimlerin, kimlere talimat verdiğini iyi hatırlayınız.
 

Gaziantep'te Düşen Füze: Bir Provokasyonun Hüsranı
 

Geçtiğimiz günlerde Gaziantep'e bir füze düştü. İlk anda bazı çevreler hemen "İran Türkiye'yi hedef aldı" yaygarasını kopardı. Ama hemen yetkililerimizin soğukkanlı açıklaması geldi: "İran'ın başka bir noktaya attığı füze, vurulduğu için rotasından saparak Gaziantep'e düşmüştür."
 

Bu açıklama son derece manidardır. NATO'nun, iki komşu ülkeyi birbirine düşürme çabası, Türkiye'nin aklıselim tutumu sayesinde bertaraf edilmiştir.
 

NATO'nun İki Yüzlü Yüzü
 

Gelelim NATO'nun sözde "sivil koruma" görevine... Amerika ve İsrail'in İran topraklarına attığı, sivilleri hedef alan füzeleri düşürdüğünü hiç görmedik. Ne zaman ki İran, İsrail'e misilleme yapar, işte o zaman NATO devreye giriyor. Hava sahamızdan geçen füze derhal düşürülüyor. Ardından da "İran'ın hedefi İsrail değil, Türkiye'ydi" diye bir algı operasyonu başlatılıyor.
 

Peki, gerçek ne? Gerçek şu ki, hem İran hem de Türkiye, bu tür provokasyonlara gelmeme konusunda her zamankinden daha sağduyulu ve aklıselim davranmaktadır. Bu, iki ülke arasındaki ilişkilerin düşman unsurlar tarafından bozulmasına izin verilmeyeceğinin en açık göstergesidir.
 

Tarih Unutmaz: 15 Temmuz ve Üsler

 

Bir gerçeği tekrar hatırlatmakta fayda var: Topraklarımızda bulunan bu güçlerin yarın bize karşı kullanılmayacağına kimse garanti veremez. 15 Temmuz hain darbe girişiminde, İncirlik Üssü'nün nasıl bir rol oynadığını, o gece üsten kalkan uçakların nereleri bombaladığını unutmadık. Amerikan üslerinin, komşularımızla ilişkilerimizi bozma amacıyla kullanılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi, İranlı yetkililerin de aynı hassasiyeti taşıdığını memnuniyetle görüyoruz.
 

İşte bu yüzden, Türkiye ve İran'ın bu tür tuzaklara düşmemesi, bölgesel istikrar açısından hayati önem taşımaktadır. NATO'nun iki yüzlü politikaları karşısında gösterilen bu sağduyu, gelecekte de devam etmelidir. Çünkü bu coğrafyada kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlerin ve İslam ile İslam’ı savaştırmak isteyenlerin oyununu bozmanın tek yolu, aklıselimle hareket etmekten ve sağduyulu olmaktan geçiyor.
 

Pezeşkiyan devam ediyor:
 

"Bölgede barış ve istikrar, Siyonist-Amerikan'ın ülkemize yönelik saldırganlığı görmezden gelinerek sağlanamaz."

 

"İslam Cumhuriyeti olarak zorbalara boyun eğmeyeceğiz. Uluslararası toplumdan bu saldırganlığı kınamasını ve saldırganları uluslararası hukuka saygı göstermeye ikna etmesini bekliyoruz."
 

"Yanlış bilgilere dayanarak ve yayılmacılık amacıyla savaş başlatmak, 21. yüzyılda Ortaçağ'a ait bir uygulamadır. Topraklarımıza saldırı olmayacağına dair güvence olmadan saldırganlığın durdurulmasından bahsetmek anlamsızdır."
 

Netanyahu'nun Sırrı: Komada Bir Lider mi, Yapay Zeka Sanalı mı?

 

Gelelim asıl bombaya... İbrani kaynaklar, Netanyahu'nun İran'ın Bet Şemeş'e düzenlediği füze saldırılarında öldüğünü veya ağır yaralandığını iddia ediyor. Peki, son üç günde yayınlanan videolar? İlkinde elindeki parmak sayısı altı! İkincisinde kahve fincanı havada asılı kalıyor! Üçüncüsünde yüzük bir görünüp bir kayboluyor!
 

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
 

Açıklamalara geçmeden önce, bu iddiaların kaynağını aktarayım:
 

"Netanyahu'nun son dönemde yayınladığı iki videonun yapay zeka ürünü olduğunun ortaya çıkmasının ardından, kendisi hakkındaki spekülasyonlar azalacağına daha da arttı ve şimdi bazı gayri resmi İbrani kaynaklar Netanyahu'nun komada olduğunu söylüyor."
 

"Netanyahu'nun İran'ın Bet Şemeş'e düzenlediği füze saldırılarında öldüğü veya yaralandığı yönündeki spekülasyonların artması üzerine, Netanyahu'nun ofisi bir konuşma videosu yayınlayarak söylentilere son vermeye çalıştı; ancak siber uzmanlar hemen bu videonun yapay zekâ ile oluşturulduğunu kanıtladı ve buna dair açık işaretler olduğunu belirtti: örneğin, elindeki parmak sayısının 6 olması! Ayrıca dişlerinin şekli ve sayısı, videonun sahte olduğunu açıkça gösteriyordu."
 

"Bu olaydan iki gün sonra, Netanyahu'nun ofisi bazı Siyonist yetkililerin baskısıyla ilk videodaki olayları düzeltmek için başka bir video daha yayınladı; ancak yapay zekâ her şeyi doğal bir şekilde düzenleyemediği için bu video da spekülasyonları daha da körükledi. Bu ikinci videoda, Netanyahu'nun elindeki kahve fincanından yola çıkan birçok kişi, videonun büyük olasılıkla yapay zeka ile üretildiğini fark etti."

 

"Şimdi ise bugün, kamuoyunun yoğun baskısı altında, Netanyahu'nun ofisi sağlıklı olduğu izlenimini vermek için üçüncü girişimde bulunarak bu kez açık alanda çekilmiş bir video yayınladı. Ancak bu video da her şeyi yeniden alevlendirdi. Bu son videoda, kullanıcılar ve siber uzmanlar, Netanyahu'nun elindeki görünüp kaybolan yüzükten yola çıkarak videonun sahte olduğuna dair ipuçları elde etti."
 

"Üç başarısız girişimin ardından, Netanyahu'nun ofisi sağlığı hakkında güvence vermek yerine spekülasyonları daha da artırdı. Bazı İbrani kaynaklar, yeni bilgilere göre Netanyahu'nun komada olduğunu ve bu nedenle ne güvenlik kabinesine katıldığını ne de ondan gerçek bir video yayınlandığını söyledi."

 

"Bu kaynaklar, bu gerçeğin açıklanmasının Siyonist rejimin savaş alanı üzerinde oluşturacağı ağır etkilerden korkulduğu için şimdilik bu meselenin gizli tutulduğunu belirtiyor."
 

"Netanyahu'nun ofisi, onun komada olduğu yönünde yayılan spekülasyonlar hakkında sessiz kalmıştır."
 

Netanyahu'nun ofisi üç kez üst üste yapay zekâ ile üretilmiş videolar yayınlayarak halkı kandırmaya çalışıyor. Ama teknoloji çağında yalan söylemek, eski çağlardaki kadar kolay değil artık. Siber uzmanlar, bu videolardaki tutarsızlıkları tek tek ortaya koydu. Emmanuel Macron'un bile sahte roller oynadığı videolar üretildiği iddia ediliyor.
 

Eğer bu iddialar doğruysa, Netanyahu'nun ofisi üç başarısız girişimin ardından sessizliğe büründü. Şimdi soruyorum size: İsrail'in kendi gizli servis kaynakları Netanyahu'nun komada olduğunu söylerken, ofisi üç sahte videodan sonra çaresizce sessizliğe gömüldüyse, bu sessizlik, korkunç gerçeğin itirafından başka nedir?

 

Ezcümle
 

Ortadoğu'da ateş çemberi her geçen gün genişliyor. Netanyahu'nun akıbeti ne olursa olsun, İran'ın bu açıklamaları, bölgede yeni bir sayfa açıldığını gösteriyor. Amerikan üslerinin vurulması, stratejik radarların imha edilmesi, askeri tesislerin boşaltılması... Bunlar, sıradan askeri operasyonlar değil, bölgesel güç dengelerini değiştiren hamlelerdir.
 

Tarih Tekerrür Ediyor: "Önce Bize, Sonra Size"
 

Celaleddin Harzemşah'ın Bağdat Halifesi'ne ve Selçuklu Sultanı'na yazdığı mektubu unutmadık: "Gelin, bize yardım edin, düşmanı birlikte yenelim." Ama ne oldu? Halife yardıma gitmedi, Selçuklu gitmedi. "Bize ne Harzemşah'ın başına gelenlerden" dediler. Sonra Moğol geldi, önce Bağdat'ı tarumar etti, Halife'yi kılıçtan geçirdi. Ardından Selçuklu'ya sıra geldi, Selçukluyu da yakıp yıktı Konya sarayının altını üstüne getirdi. Harzemşah'ın mektubundaki o manidar söz tarihe kazındı: "Bana yardım etmezseniz, bugün bize yarın size..."
 

Evet, tarih tekerrür ediyor. İsrail ve Amerika'nın Filistin'de yaktığı ateş karşısında İslam ülkeleri seyirci kaldı. Adeta "Bize ne Filistin'den" dediler. Önce Gazze yandı, kadınlar, çocuklar katledildi. Şimdi İran mücadele ediyor. Peki yarın? Yarın kime sıra geleceği gayet açık ve net.
 

Sayısını dahi artık sayamadığımız İslam ülkeleri ve dünya genelindeki 2 milyar Müslüman, tek tek yok olmadan, toprakları parçalanmadan birlik olmanın zamanı geldi de geçiyor! Kâfir işbirlikçileriyle birlikte İslam âlemini yutmak için fırsat kolluyor. Türkiye olarak, bu yangının kenarında durmak yerine, ateşi söndürecek bir aktör olma sorumluluğumuz bulunmaktadır. Çünkü unutmayalım ki, sınırlarımıza dayanan bu ateş, eğer sessiz kalmaya devam edersek topyekûn er ya da geç hepimizi yakacaktır.
 

Tarih Harzemşah'ın feryadını unutmadı. Peki ya biz?
 

Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğim. Ama şimdiden bir şey netleşti: Teknoloji çağında yalan söylemek, siyasetçiler için artık çok daha riskli. Yaşayan bir liderin videosunu yapay zekâ ile üretmek zorunda kalıyorsanız, ya çoktan ölmüşsünüz demektir ya da siyasi olarak çoktan çürümüş...

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
Muhammet BİNİCİ Tarih Tekerrür Ederken: Saltanattan Deccal'in Gölgesindeki Demokrasi Masalına

 

 

 
Etiketler: İran'ın, Misillemesi, ve, Siyonist, Rejimin, Çöküş, Senaryoları,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Mart 2026
Tarih Tekerrür Ederken: Saltanattan Deccal'in Gölgesindeki Demokrasi Masalına
11 Mart 2026
Ak Partili Vekilin Ses Kaydı
10 Şubat 2026
Korkunun İktidarı, Aklın Tasfiyesi
07 Şubat 2026
Plandemide Çocuklara Neden Virüs Bulaşmadı? COVID-19 ve JEFREY EPSTEIN DOSYASI
05 Şubat 2026
Bebek Yiyen Çeşme ve Sözde Medeniyetler Şehri İsviçre - Jeffrey Epstein Dosyası
30 Ocak 2026
İki Profesör, İki Linç: Bir Yargı Paketi, Bir Kenevir Düzenlemesi ve Senaryo Aynı
23 Ocak 2026
Metrekareyle Terbiye Edilen Toplum
15 Ocak 2026
İRAN’A “SİBER DEMOKRASİ”, VENEZUELA’YA “NARKO KURTULUŞ”: KÜRESEL PALYAÇOLARIN YENİ GÖSTERİSİ
02 Ocak 2026
Sofra Konuşursa!
20 Aralık 2025
Kenevirle Hayata Tutunan Prof. Dr. Dilek İnan, Türkiye’nin Kaybettiği Yılları Anlattı
16 Aralık 2025
5G ve mikrodalga frekanslarının görünmeyen tehlikeleri ve kenevirin dengeleyici gücü
13 Aralık 2025
Algoritmaların Yönettiği Dünyada Aile: Tehditlerle Yüzleşmek, Fırsatları Yakalamak
11 Aralık 2025
Kenevir Ekosisteminde Bilgi Yönetimi, Algı Savaşı ve Türkiye
04 Aralık 2025
Küçük Yürekler, Büyük Sessizlik
04 Aralık 2025
Çocuklarımızın elindeki tehlikeyi görüyor musunuz
29 Kasım 2025
3T 1B ve Yapay Zekâya Karşı Suşehri’nde Seferberlik
20 Kasım 2025
İşgalin Adresi Dün Filistin’di, Bugün Venezuela, Yarın Kim?
18 Kasım 2025
Savaşın Üç Yüzü: Militarizm, Meşruiyet ve Yıkım
09 Kasım 2025
3T 1B ve Yapay Zekâ: Zihinlerimizin Yeni Haşhaşı
08 Kasım 2025
Sarkozy’nin hücresi: Fransa, Siyonist lobiler ve bir ihtar operasyonu
08 Kasım 2025
BARIŞ MASKELİ İŞGAL: GOLAN’DAN TÜRKİYE SINIRINA SIZAN TEHDİT
25 Ekim 2025
Dizilerle Kurşuna Dizilen Vicdanlar
21 Ekim 2025
Barışın Enkazında Kalan Vicdanlar
18 Ekim 2025
Fırat’ın Serin Sularında Tarih ve Anadolu Ruhu
22 Eylül 2025
Ellerin Ustalığına Karşı Ekranların Esareti
19 Eylül 2025
Yenilenmeyen, Yenilir
16 Ağustos 2025
Özlediğimiz Eğitim, Kaybettiğimiz Yön
09 Temmuz 2025
Fesli Vatandaş, Şapkasız Devlet: Kıyafetin Değil, Çifte Standardın Hikâyesi
27 Haziran 2025
Mesele Kıyafet Değil, Teşhirciliktir!
22 Haziran 2025
Hayber ve Siccîl: Kur’an’dan Füze Sistemlerine Uzanan Zafer Şifresi
10 Haziran 2025
Boşanmalardaki Artışın Asıl Nedeni Aynada Saklı
09 Haziran 2025
Güneş Batıdan Doğdu!
01 Haziran 2025
“Allah Her Şeyi Bilmez” Diyenlere Allah’ın Kelamı Kur’an’dan Cevap!
16 Nisan 2025
Bir tekbirin hikâyesi: 3T1B'nin gölgesinde kayıp ruhlar!
09 Mart 2025
LGBT (EŞCİNSEL) Yasası Değişiyor: Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirecek Düzenlemeler, Medya Manipülasyonları! Ve Siyonist Oyunlar! - 2
08 Mart 2025
LGBT (EŞCİNSEL) Yasası Değişiyor: Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirecek Düzenlemeler, Medya Manipülasyonları! Ve Siyonist Oyunlar! - 1
16 Şubat 2025
Aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin!
06 Şubat 2025
UTTS tartışması ve Darphane Müdürlüğü’nün açıklaması: Kamuoyu aydınlatılmayı bekliyor
03 Şubat 2025
UTTS’yi darphane değil, ABD merkezli firma kontrol ediyor
22 Ocak 2025
Yanan adalet, kapitalizmin tuzakları, lüks tüketim ve toplumsal sorumluluk
08 Ocak 2025
Deprem, Anadolu'nun hikmeti ve milletimizin kimliği: Kent ve şehir ayrımında mimarlık ve medeniyet
23 Aralık 2024
Suriye Milli Ordusu (SMO): Bir direniş ve özgürlüğün hikâyesi
23 Aralık 2024
Dijital Kafes: Çipli Akaryakıt ve Kontrol Toplumuna Giden Yol
21 Aralık 2024
Akif, Mısır'a giderek Türk milletini nasıl bir utançtan kurtardı?
16 Aralık 2024
Suriye’nin kuzeyinde yeniden şekillenen dengeler
12 Aralık 2024
Eğitim adı altında gizli mesajlarla gelen yıkım: Toplum ve aileyi kim dizayn ediyor?
23 Kasım 2024
2024’ten 2025’e Geleceğin Kodlarını Çözmek!.. Kehanet mi? Kurgu mu?
10 Kasım 2024
Milli Güç Yolunda Eğitim: Aile ve Savunma Sanayii
20 Ekim 2024
Yapay zekâ ile yönlendirilen katliamlar
18 Ekim 2024
Genç avukatların sessiz çığlığı: İntiharın eşiğinden dönüş
01 Ekim 2024
Sosyal medya ve yalanlar: Yeni düzenlemelerle güvenli bir gelecek!
23 Eylül 2024
Sinyal savaşları: Çağrı cihazları ve telsiz patlamalarının gerçek sebepleri
22 Eylül 2024
Öngörünün Gücü ve Milli Teknoloji Hamlesi
21 Eylül 2024
Türkiye’nin vicdanını sarsan kayıp! Asıl soru: ‘Acı Son Narin’in mi?’ Yoksa Bizim mi?
04 Eylül 2024
Narin’i Konuşuyoruz, Peki Sessiz ve Gölgede Kalan Diğer 31 Çocuk?
25 Ağustos 2024
Karaburun’da Huzur ve Konfor ve Ege’nin Gizli Hazinesi
18 Ağustos 2024
Cancan ve Umudun Işığı
28 Temmuz 2024
“ÇANAKKALE” den Giremediler, “ÇANAK” tan Girdiler
18 Temmuz 2024
Vicdansızlığın Perdesi Aralanıyor!..
17 Temmuz 2024
Adaletin Çığlığı ve Vicdan Testi
15 Temmuz 2024
Evlilik ve Toplum, Tehditler ve Çözüm Önerileri
15 Temmuz 2024
15 Temmuz “Dört Vesayetin Sonu
12 Temmuz 2024
​Toplumsal Vicdanın Zaferi ve Görünmeyen Kahramanların Mücadelesi
30 Haziran 2024
Geliyor Gelmekte Olan!.. Biyolojik Terör Kapımızda!..
25 Haziran 2024
Eğitimin Pilotları: Geleceği İnşa Eden ve Zorluklara Göğüs Geren Öğretmenlerimiz
18 Haziran 2024
Okul Kıyafetleri ve Toplumsal Ayrışma! Kocaeli Olayının Düşündürdükleri!
11 Haziran 2024
Köpek lobisi ve toplum üzerindeki etkileri
19 Mayıs 2024
Algıların Köpek Dansı: Adalet ve Sorumluluk Arasındaki İnce Çizgi
01 Mayıs 2024
Çocuklar Neden Camiye Gitmek İstemiyor?
22 Nisan 2024
Yaşlıların Bir Araya Gelerek Ancak Bir Kirayı Ödeyebilmesi: Bir İroni mi, Yoksa Dram mı?
13 Nisan 2024
Bayramın Derin Anlamları ve Bir Ömre Sığdırılan Hasret
11 Nisan 2024
Dönüşüm rüzgarı: Bir halkın direnişi ve gelecek arayışı
05 Nisan 2024
Siyasi Liderlerin Eğitim ve Nitelik Seviyesinin Toplum Yönetimindeki Önemi
25 Mart 2024
Moskova'daki Terör Saldırısı ve Biyolojik Savaşın Gölgesinde Dünya: 4. Dünya Savaşı'nın Ayak İzleri
23 Mart 2024
Geleceğimizin Kıyameti “Asbest,” Sıfır Atık ve Kentsel Dönüşümün Karanlık Yüzü
15 Mart 2024
Gökdelenlerin Gölgesindeki İroni: Depremler, Sıfır Atık ve Kentsel Dönüşüm
03 Mart 2024
Zihinsel esaret: Afyonların ardındaki gerçek tehlike ve islami değerlere sadık kalma çağrısı
21 Şubat 2024
Görünmeyen Düşman: Kutuplaştırma ve İdeolojik Savaş
15 Şubat 2024
Dikey Yapılaşma ve Mahalle Kültürünün Erozyonu: Bir Hikâyenin Ardında Saklı Öğütler ve Tehlikeler
11 Şubat 2024
Alın Size Mektup!.. Alın Size Belge!.. İşte Danya’nın Mektubu Filistin’in ve Danya’nın Sessiz Çığlığı!..
21 Ocak 2024
TFF’nin Sponsorluk Skandalı, Futbolda Çizgi Aşımı ve Toplumsal Bilinç Uyarısı!..
15 Ocak 2024
Çifte Standartlar ve Sessiz Çığlık - Epstein Davası Üzerinden İslam Dünyasına Sesleniş
01 Ocak 2024
Süper Kupa Olayları ve Ardındaki Sorular - Türkiye Futbol Federasyonu, Protokol Detayları ve Toplumsal Dinamikler
31 Aralık 2023
Yılbaşı Kutlamalarının Dini Perspektiflere Göre Derinlemesine Analizi
24 Aralık 2023
Teğmen Krizi ve Askerlik Anlayışı: Geçmişten Günümüze Derin Bir Bakış
09 Aralık 2023
Balfour Deklarasyonu ile Başlayan Filistin'in Kırık Hikâyesi
07 Aralık 2023
Abdülhamit ve Herzl Penceresinden Yahudilerin Filistin Toprakları Üzerine Kirli Planı
19 Kasım 2023
II. Haçlı Seferi, Anadolu Selçuklu Direnci, Haşhaşilerin Kiralık Savaşı, Papa'nın Kaygıları ve Nûreddin Mahmud Zengî'nin Zaferi
01 Mart 2023
SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DOLAŞAN DEPREM YALANLARI
18 Şubat 2023
Yaşarken Enkaz Haline Gelenleri Kim Kurtaracak?
02 Ekim 2022
Oysa ülkeyi yönetenlerin Hz. Ömer olması gerekmiyor muydu?
10 Haziran 2022
BATI ile yatıp, BATIL ile kalkmak: KURAN-I KERİM’E TEKME ATMAK!..
02 Mayıs 2022
Ramazan Ayında Şehvetin Azması (!)
30 Nisan 2022
GELENEKSEL TABİR İLE “İB..LİK” VE FUHŞİYAT NASIL MEŞRULAŞTIRILIR?
22 Nisan 2022
Metropolden Köye, Köyden Mezraya
20 Nisan 2022
MİLLİ SİNEMA ve ADANIŞ KUTSAL KAVGA
22 Mart 2022
Madenlerimiz Yeni Teknolojilerin Hammaddesi & Bizi Bekleyen Tehlikeler
10 Mart 2022
DİLİPAK, MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA “ASLINDA SAVUNDUĞUM KİŞİLER TARAFINDAN SUÇLANDIM.”
04 Şubat 2022
METAVERSE (SANAL GERÇEKLİK)
30 Ocak 2022
KÜRESEL SALGIN İNSANLIĞI ÇARESİZLİĞE SÜRÜKLÜYOR!..
23 Ocak 2022
YAHUDİLİĞİN VE SABATEİZMİN TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI
16 Ocak 2022
Eşcinseller Neden 20 Yıl Daha Az Yaşıyor!..
05 Ocak 2022
9 EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ'NDE İSLAMİ EĞİTİM
29 Ağustos 2021
Göç ve Göçmen Meselesi
20 Ağustos 2021
1 Teklifim Var!.. Hem 500 Kat Fazla Verim Elde Edelim! Hem de Ormanlarımız Geri Gelsin!
14 Temmuz 2021
Bilişim Suçları ve Banka Kartları Dolandırıcılığı -2-
13 Temmuz 2021
Bilişim Suçları ve Banka Kartları Dolandırıcılığı -1-
01 Temmuz 2021
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -IV-
27 Haziran 2021
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -III-
26 Haziran 2021
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -II-
21 Haziran 2021
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -I-
28 Mayıs 2021
Filistin Meselesi ve Tarihten Günümüze Yahudiler!.
26 Mart 2021
Tek Kuşak Tek Yol Projesi ve Çin Hegemonyası
14 Mart 2021
Hayvanlar Alemine Dönüş
11 Şubat 2021
Tehlike'nin Farkında mısınız? Dünyada - Türkiye'de ETCEP Uygulaması ve Topluma Yansıması
21 Ocak 2021
Şimdi Dünyayı Ne Bekliyor?
15 Ocak 2021
Kurtuluşa Giden Yolculuk BENİM AİLEM -1-
19 Aralık 2020
Benim Ailem
16 Aralık 2020
Küresel Soykırım
10 Ekim 2020
Dil (Ses) Eğitimi
12 Temmuz 2020
Tarihsel ve Stratejik Anlamda İstanbul’un Girit ve Diğer Depremlerle Bağlantısı - Büyük İstanbul Depremi
09 Temmuz 2020
Dikkat!.. Yeni Tehlikenin Adı Mavi Bebek (Blue Baby)
08 Temmuz 2020
bncmedyahaber.com Yazarı Muhammet Binici Kimdir?
Haber Yazılımı