NATO ve Çok Uluslu Asker Meselesi
Çok defa yazdım!
“NATO Türkiye’nin nesi olur?” diye.
Ve;
Org. Cemal Madanoğlu’nun anılarında anlattığı; ”NATO ile Türkiye’nin savunma anlaşmasına göre, NATO’nun Türkiye’yi (Rusya’ya karşı) Amik Ovası’nda savunacağını…”
Ve gene, Madanoğlu’nun anılarında bahsettiği NATO anlaşmasının dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e aynı gazete tarafından sorulduğu ve Kenan Evren’in Madanoğlu’nun anlattıklarını doğruladığını yazdım.
Birkaç defa yazdım!
Amik Ovası’nın neresi olduğunu yazdım!
Amik Ovası’nın, ARMAGEDDON/Melhem-i Kübra SAVAŞ MEYDANI olduğunu ve Amik Ovası’nın Türkiye’nin Hatay ilinde olduğunu!
Yani NATO Türkiye’yi savunmak için bulunmuyor!
NATO, ARMAGEDDON savaşına hazır kıta Türkiye’de bekliyor!
Peki Türkiye bunu bilerek neden NATO içinde bulunuyor?
Onun cevabını da verdim. Ve; Türkiye’nin NATO’nun şerrinden emin olmak için içinde bulunduğunu yazdım. Mamafih NATO egemen güçleri Türkiye’nin NATO’dan çıkarılmasının vaktinin gelip geçtiğini de düşünmüyor değiller! Ancak NATO üyesi devlet kendisi ayrılmadıkça çıkarılamıyor.
Ortaya atılan “ÇOK ULUSLU ORDU/ASKER” meselesine gelince;
NATO bünyesinde bulunan bir yapı olduğu askeri otoriteler tarafından ifade edilmektedir. “Bu bir NATO kolordusu. Biz de NATO ordusu, NATO üyesi bir devletiz, dolayısıyla yükümlülüklerimizden bir tanesi de böyle yapılara, askeri tesislere vs ev sahipliği yapmak. Bu kolordular Türkiye’nin sadece Türkiye’de değil diğer NATO üyesi devletlerin birkaçında daha var. Ayrıca bu yeni bir olay değil, Maslak’taki üçüncü kolordunun zaten aynı zamanda NATO kolordusu şapkası da var. Orada birçok NATO üyesi devletin subayları görev yapmaktadır. Bu yeni bir olay değildir, benim hatırladığım kadarıyla 15 seneden beri Maslak’ta NATO kolordusu zaten vardır. Dolayısıyla bu askeri yapı, NATO üyesi ülkeleri içinde komuta kademesinde Türk subayların bulunduğu, NATO yönetmelikleri çerçevesinde görev yapmakta olduğu ifade edilmektedir.
Aksi halde,
Türk devlet aklı ve devlet tecrübesi NATO dışında ayrıca bir organizasyonu Türkiye’de kabul etmez!
Kaldı ki bize göre NATO bünyesinde de olsa Türkiye’ye ne NATO’dan ne de NATO bünyesindeki böyle bir organizasyondan hayır gelmez!
Ancak işin başka bir yanı: Türkiye NATO üyesi olmasa muhtemelen Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalci ilan edip Türkiye’ye karşı oluşum geliştirebilirlerdi.
“Yani değneğin iki ucu da…”
Türk ordusu ve milleti dahili ve harici düşmanlarına karşı kendini savunma yetisine, gücüne sahiptir! Kimseye de ihtiyacı yoktur!
Zaten millet olarak devlet olarak yedi düvele karşı savaşmış milletiz!
Türkiye’de iddia edildiği gibi bir yapı bulundurulamaz!
“Çok Uluslu Ordu” demek!? Allah korusun, “Yabancı askerler tarafından Türkiye’nin işgali” demekle aynı anlama gelmez mi?
Türkiye NATO ile de olsa, Türkiye merkezli bir yapı kurması Türkiye açısından son derece riskler barındırmakta. ABD, İsrail ve NATO üyelerinin herhangi bir ülkeye yapacakları saldırıları TÜRKİYE MERKEZİNDEN YÜRÜTMELERİ TÜRKİYE’Yİ HEDEF HALİNE GETİRECEK VE TÜRKİYE’YE SALDIRILARI MEŞRU HALE GETİREBİLECEKTİR!
NATO’nun operasyon merkezi Türkiye olamaz!
Türkiye’ye hiçbir nam ve isim altında askeri yapı sokulamaz!
Sokulmamalıdır. Ordumuz milletimiz etle tırnak birlik ve beraberlik içinde dimdik ayaktadır. Her türlü saldırıya da hazırdır!
Türkiye, siyonist teşekküllerden ve onun takipçisi olan KIRAVATLI Epsteinci HAYDUTLARLA birlikte askeri organize içinde olamaz!
Türkiye ne İngiltere ne de NATO kılıfı altında İran’a karşı herhangi bir oluşum içine giremez!
Türkiye’yi NATO ve türevleri oluşumu içine sokmak isteyenler Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek için Türkiye’ye füze atmadılar mı?
Türkiye’nin en büyük başarısı, sapkın siyonist amaca yönelik organize savaşa asla bulaşmamak olacaktır.
Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşta tarafsızlığını koruması Türkiye’ye hem itibar kazandırmış hem de burnumuzun dibindeki tehlikelerden uzak tutmuştur!
Düşünebiliyor musunuz!
Türkiye, Rusya veya Ukrayna tarafında hareket etseydi bugün doğalgazımız ve elektriğimiz olmayacaktı!
Şimdi aynı durum İran konusunda Türkiye’nin önüne sürülmüştür!
Türkiye, İran’a karşı yürütülen Epsteinci sapkın siyonistlerin savaşında asla bu zalimlerle birlikte olmaz, olmamıştır.
Savaş Kapımıza Dayanmıştır!
CFR, Bilderberg, CIA, NATO, BM, IMF, AB, STK ve vakıflar ile merkez bankaları ve Gizli Dünya Devleti’nin Organları!
Siyonist Evangelist Yapıyı Bilmeden Savaşları Anlamak Mümkün Değildir!
NATO siyonist kuruluştur ve siyonistlerin emrinde hareket etmektedir, hâlihazır başkanı da siyonisttir.
Şu anda bazı üyelerinin direndiklerine bakmayın, işin sonunu bekleyin! Savaşın kendilerine yükleyeceği külfet ve sonrasından endişe etmekteler. Yoksa onlar için haksızlık vs. hiçbir anlamı yoktur.
Türkiye, İran’a karşı bırakın siyonist NATO ve işbirlikçileri ile birlikte olmayı, hemen hiç vakit kaybetmeden İran’la ve Rusya’yla ticaretini geliştirmeli, buna karşı da hem petrol ve türevlerini almalı hem de dış dünyaya Türkiye üzerinden pazarlamalıdır. Böylece Türkiye ABD ve işbirlikçi Epsteincilerin kontrolünde olmadığını dünyaya bir kez daha ilan etmiş olacaktır!
Şu anda İspanya bu manada dünyanın takdirini kazanmıştır!
Türkiye şu ana kadar siyonist işgalin karşısında olduğunu en üst seviyeden dünyaya duyurmuştur.
Bu tavrını sürdürecektir. Provokasyonlara karşı vatandaşlar da bilinçlendirilmelidir.
Ayrıca tv yorumcuları da İran konusunda konuşurken halkı İran’a karşı kışkırtıcı cümle kurmaktan imtina etmeliler ve bölge ülkelerini de İran’a karşı İsrail’in oyununa gelmemeleri konusunda uyarmalılar!
İran aleyhinde kurulan her cümle İsrail’in emellerine hizmet etmektedir.
“İran taraftarı görünmemek kompleksi ile” İran aleyhine cümle kurmanın ne zamanı ne de yeridir!
İran’ın zafer kazanması Türkiye’nin kazanmasıdır!
Siyonistler her koldan saldırıyorlar! Baştaki silahları propaganda araçlarıdır!
Ayrıca maalesef Körfez ülkeleri ABD’nin “kayığına binmiş” görünüyorlar! ABD’nin savaş giderlerini karşılayacakları haberlerini duyunca maalesef öyle bir şey olmaz! Yapmazlar diyemedik. Doğrusu ellerindeki imkânları ülkelerinde gökdelenlerle betona gömen, bunu da gelişmişlik, zenginlik zanneden, Monte Carlo kumarhanelerinde tüketen, çölde milyon dolarlık arabalarla sörf yapan, sonradan görme, Trump denen pedofili sapık huzurunda genç Arap kızlarına dans ettirenlerden başka ne beklenebilir ki?
Kendilerini düzeltmeliler!
Kendilerine gelmeliler!
ABD ve İsrail’in oyununa gelmemeliler.
Aksi halde, yaptıklarının karşılığını onların da göreceklerinden şüpheniz olmasın.
Son söz!
Askeri ve sivil bürokratlar!
“İran Şii, İran’da molla rejimi var!”, “İran bize hiç dost olmadı ki” gibi devletler hukukunun ve ilişkisinin belirlenemeyeceği argümanlarla İran Türkiye politikası belirlenemez!
İran Türkiye ilişkilerini belirleyecek politikalar, tarihin süzgecinden geçmiş iki kadim komşu, iki Müslüman ülke ve iki Türk devleti/ulusu anlayışı ile şekillenmiştir.
Kahrolsun zalimler!
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!
“Lider ülke Türkiye”
Her zaman ve her şart altında kendisine yakışan ve tarihin kendisine yüklediği misyon ve vizyonla hareket edecektir.
Vesselam
YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı Savaş Kapımıza Dayanmıştır! - GİZLİ DÜNYA DEVLETİ
|