Reklamı Geç
YAZARLAR
En Mükemmel Din
Prof. Dr. Mirzahan HIZAL
19 Haziran 2021 - Cumartesi 10:30

“EN MÜKEMMEL DİN”


Bazı insanlar hatta  insanların  çoğu çalışmadan  yani  hak edip etmediklerine  bakmaksızın  birşeyler elde etmek isterler.  Bu tamahkarlıktır,  hırstır. Elde etme, ele geçirme, sahip olma  ve faydalanma   hırsı bütün canlılarda vardır. Varlıklarını  sürdürebilmek için  gereklidir de.  Kedi ciğere,  koyun  ota, karınca şekere  hayır diyemez.  Ama insana  hak  ve adalet  duygusu  verilmiştir. Bunları  kaybederse  hayvanların derecesine  hatta  onlardan  daha aşağıya  düşer.  Bu nedenle  insanlarda  açgözlülük,  hırs ve tamah, haksızlık  ve   kötülüklerin  başlıca kaynağıdır. 


Bir tarihte   bilirkişilik  görevi için  gittiğim  adliyede  ilgili mahkemenin  hakimi  yerinde  olmadığı için  beni kendi  odasına davet  eden  ve  çay  ikram etme  nezaketini  gösteren  bir hakim  arkadaşı  ile sohbet  ederken sormuştum; “sizce  bu  tavanlara  kadar  yığılan  mahkeme dosyaları  ve  insanların  çoğunun  birbiriyle  davalı  olmalarının  sebebi  nedir?”  diye.  Görmüş  geçirmiş,  yaşlı ve tecrübeli  hakim  şu  cevabı  vermişti; “insanoğlunun  hırs  ve  tamahkarlığı.” 
 

İster istemez; 


 
“andolsun ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.” (Adiyat 8) ayetini hatırlamıştım. 
 

 

İnsanlar bu  tamahkarlık,  çıkar  ve  mal  sevgisi yüzünden  neler  yaparlar? 
 

 

Yeterince  çalışmadığı  ve  hak etmediği  halde  başarılı olmak  ve çok  kazanmak ister. 

Çalışmadan, yorulmadan zengin olmak için  piyango bileti alır,  kumar oynar. 
Nitelikli veya niteliksiz dolandırıcılık ve hırsızlık yapar. 

Devlet memuru ise zaten yapmakla görevli olduğu  bir işi  yapmak için  rüşvet  alır. 
Vatandaş  haketmediği  bir  menfaatı  elde  etmek için  rüşvet  verir. 

Torpil ve kayırmacılık yoluyla hak etmediği,  layık olmadığı  makamlara gelir. 

Kendisine emanet edilen  bir iş  veya  makamı şahsi  çıkarı  için  kullanır.


Devlet  görevinde   haksız servet  edinir,  zenginleşir. Yolsuzluklar yapar veya yapılanlara göz yumar. 
Para  karşılığında  Kur’an  okur,  vaaz  verir. Çıkarına zarar gelmesin diye doğruları söylemez. Haksızlık karşısında susar.  Dinini  dünyasına satar. 

Makamını ve çıkarını (itibarını) korumak için  yalan söyler,  hakikatı  gizler. 

İşverense  çalışana çok  iş yaptırır  az  para  verir.   

Eve gelen  temizlikçiyi  çok  çalıştırır,  aynı  parayı  verir. 

İşçiyse,  az  çalışır,  yapabileceği  işleri  yapmaz,  bilmesi  gerekeni öğrenmez,  ama  aynı  maaşı  hatta  daha  fazlasını  ister. 

Dilencisi  bile   karnını  doyuracak  kadar  dilendikten  sonra da   dilenmeye  devam  eder. 

Sadakayı  ona değil de  yanındaki  dilenciye  versen  ona  kızar.   Bütün sadakaları kendi almak ister. 

Öğrenci   dersine  çalışmadan   sınıfını  geçmek   hatta  yüksek  not  almak  ister. 

Devlet  yetkilisi  kendi  hatası  yüzünden  ortaya  çıkan  mağduriyeti  kendisi ödemez,  devlete  yani vatandaşa  ödetir. 

Doğru  dürüst  katılmadığı,  bir  fayda  ve  hizmet sağlamadığı kurum ve kurullardan ek maaşlar alır. 
Bankaya  yatırdığı  paralarla  faiz  alır,  çalışmadan  gelir sağlar,  bankaların  kredi vererek emekçinin  emeğini  sömürmesine  ortak olur. 

Girdiği  kuyrukta   herkesin  önüne  geçmek  için  çok  acele  bir  işi olduğunu  söyleyerek 
insanların  hakkını  yer. 

Devlet  imkanlarını (kamu  malını) kendi  şahsi çıkarları  için kullanır. Milyonların kul hakkına girer. 
Müslüman  ise  Allah CC ın  emir  ve  yasaklarına   önem vermediği,  bunlara  uymadığı  halde  cennete  gitmek  ister. Kulluk yapmaz  ama  Allah CC  tan  yardım ve  bağışlanma diler. 

Bir taraftan  O’nun  emirlerine  isyan  ederken,  hayır  kurumları,  camiler  yaptırır,  adeta  Allah cc a  rüşvet vermeye  kalkar. 

Bu  örnekler  saymakla  bitmez. 
 
Allahın CC  dos doğru  yolu, sırat-ı müstakim  tekdir. Küfre  ve Cehenneme giden yollar ise binlerce.  Hakkına razı olmak, hak etmediğini almamak  erdemdir,  başka ihtiyaç sahiplerini  düşünerek   hak ettiğini  almamak ise takvadır.   Adalet  her şeyin hakkını  vermektir. Zulüm buna  aykırı davranışdır.  Haketmediği  şeyi  istemek   edepsizlik, ahlaksızlık,    almak  ise   isyan ve  zulümdür.  Adalete riayet  Salih Amelin  esasıdır. Tamir ettiği  arabanın  cıvatasını  iyi  sıkmayan  işçi  zalimdir, haindir.   Orijinal kaliteli  parça yerine,  çıkma  veya  ikinci  sınıf  parça  takan,  taktıran  usta  zalimdir,  haindir.   Kendisi çok çalışıp  üretebileceği  malzemeyi,  cihazı yurtdışından alan,  aldıran mühendis zalimdir, haindir. 

Dürüst  ve  ahlak sahibi  insan  her  işinde  başkalarından  önce  kendisini  yargılar  hesaba çeker,  birisinin  hakkını  yiyor muyum  diye  dikkat  eder.  

Danimarka başbakanı  Hanım efendi,  başbakan  olmadan önce   eşinin  hissedar  olduğu  bir  şirketin  aldığı  kamu  ihalesi  nedeniyle,  şirket  hisseleri  borsada  yükselmeden   önce  eşine hepsini  sattırmıştır.  Danimarkalılar   hepsi de  toptan,   en  mükemmel din  olan İslamiyete  neden  girmiyorlar  acaba?  Almanyada  neredeyse  yüz  yıldır  milyonlarca  Müslüman  işçi  çalışıyor,  yaşıyor.  Almanlar  neden  bu  en  mükemmel  dini  hala  kabul  etmediler? 

Müslüman olan  meşhur İngiliz  şarkıcı Yusuf İslam  neden  “Allaha cc  şükürler olsun ki, 

Müslüman olmadan önce  İslam ülkelerini  gezmemişim”  dedi?  İngilizler,  Amerikalılar,  Japonlar  neden  bu  “en mükemmel din”e  bir türlü  girmiyorlar?  

Nasipsizlikten mi? Yoksa Müslümanların nasipsizliğinden mi? 

 
Bu  en mükemmel  dinde; 

 

“İhsan; Allâh’a, O’nu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen O’nu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor.” (Müslim, Îmân, 1, 5; Buhârî, Îmân, 37; Tirmizî, Îmân, 4; Ebû Dâvûd, Sünnet, 16) 

 

“ Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz mizanda tartılmadan önce siz onları vicdanınızda tartınız.”   ( Hz. Ömer RA), 

 

“Nihâyet oraya geldikleri zaman, kulakları, gözleri, derileri, işledikleri şeye karşı onların aleyhine şâhitlik edecek.” (Fussilet, 20)

 

“İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.”[Zilzâl, 4-5]) 
 
Yine Lokman Hekîm: 


“Yavrucuğum diyor, yaptığın iş, iyilik ve kötülük, bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde veyahut da göklerde, yahut yerin derinliklerinde olsa, Allah onu senin karşına getirir.” 
 

“…O gün, verdiğimiz nîmetlerden elbette, mutlakâ sorulacaksınız.” (et-Tekâsür, 8) 
 
“Ey îmân edenler! Allah’tan korkun! Herkes yarına ne hazırladığına baksın…” (el-Haşr, 18) 
 
“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür”  ( Zilzal 7, 8) 
 
“Allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler ve onu az bir şey karşılığında satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar.   Allah kıyamet gününde onlarla konuşmayacak,  onları arındırmayacak!  Onlar için elem verici bir azap vardır.” (Bakara 174) 
 
Buyurulmuyor mu? 
 
En mükemmel dini  mükemmel  yapan onu  yaşayanlardır. Edebiyatını  yapanlar, övünenler ve ticaretini yapanlar  değil. 


 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

YÜZDE ON NEREDE?
ÇOK BASİT NEDENLER
Paranoya
Meselelerimiz -2-
Meselelerimiz -1-
Lisede ilginç hocalarımız vardı!
Devşirmeler -2- Bir Profesörün Ağzından!.. Çok Önemli İtiraflar!..
Devşirmeler -1- Bir Profesörün Ağzından!.. Çok Önemli İtiraflar!..
Önden Gidenler
Bilgiyi İşlemek ve Üniversiteler
Sebepler ve Sonuçlar
Kayıtsız ve Şartsız mı?
Çare ve Çözüm
Ötekileştirmek
Merdiven
Kökler
Ölçüler
Asıl Mesele
Manevi Bir Hastalık
Dinlerden Bir Din mi?
BİZDEN misiniz?
Arslanlar ve Sırtlanlar
Meselenin Özü Nedir?
Neden Olmaz?
Altın Kafes -2-
Altın Kafes -1-
MIŞ GİBİ Yapmak!..
AMAZON Açık ama
DİJİTAL DÜNYA - ALİS Harikalar Dünyası
Yerli sanayi konusunda bir soru üzerine!.. “Sizi gidi montajcılar
Sahte İçki -2-
Sahte İçki -1-
Ne Ekerseniz
Hangi Yüzle?
Alim - Amir
Övmek Övünmek
Feraset, Dirayet, Basiret
bncmedyahaber.com Yazarı Prof. Dr. Mirzahan HIZAL Kimdir ?
Prof.Dr. Mirzahan Hizal Yazı Dizisi 2010-2020