
Atayurttan Anayurt Türkiye’ye Kazak Diasporası
Kazakistan ve Türkiye’de Yaşayan Kazak Kardeşlerimiz
17 Mayıs 2026 tarihinde Kazak Federasyonu kuruluş toplantısına davetli olarak katıldım.
1952 yılındaki Büyük Kazak Göçü ile Anadolu’ya ulaşan Kazak Türklerinin kültürel hafızasını, birlik ruhunu ve Türkistan idealini geleceğe taşımak amacıyla kurulan Kazak Türkleri Federasyonu, kuruluş ve tanıtım programını yoğun katılımla gerçekleştirdi.
17 Mayıs 2026 Toplantıya çok sayıda sivil toplum temsilcisinin yanında başta Kazakistan İstanbul Başkonsolosu Sayın Nuriddin Amankul katılarak Türkiye Kazakistan ilişkilerinin önemini de içeren bir konuşma yapmıştır.
Program sırasında; Doğu Türkistan’dan başlayan Kazakların muhaceret hikayesi içimizi kanatmış Doğu Türkistan bağımsızlık mücadelesinin kahramanı şehit Osman Batur yadedilmiş, Bağımsızlık mücadelesinde yaşanan hazin hikayeler gönülleri bir daha yakmıştır.
Kazak Dernekleri Federasyonu Kurucu Başkanı sevgili kardeşim Gaffar Orhun Akdağ’ı gönülden tebrik ediyorum. Gaffar Orhun’u üç yıl önce Kazakistan’a davet edildiğimde Kazakistan yolculuğum ve Kazakistan ziyaretimde tanıdım. O sırada Kazak Derneği genel sekreter yardımcısı olarak Kazakistan/Şimkent seyehatine katılmıştı. Cevval, eğitimli, milli şuur sahibi, gelecek vadeden genç olarak tanıdım. Kendisi hakkında yanılmamışlığımı görmekten son derece memnunum.
Gaffar kardeşimizden hudusen bahsetmemin sebebi, marifet iltifata tabidir. Ayrıca daha önemlisi de Türkiye’de bulunan diğer muhacir kardeş topluluklar; Doğu Türkistanlılar, Özbekler, Kırgızlar, Çerkesler ve diğerleri için de örneklik teşkil etmesi içindir. Kardeş kuruluşların emektar vefakâr yöneticilerine önerim gençlere alan açın ve gençlere güvenin, inanın, gençlerin ufku, azmi, şuuru, gayretleri sizleri gururlandıracak temsil ettikleri topluluklara önemli hizmetler ifa edeceklerdir. Şimdi sıra siz kardeş kuruluşlardadır genç kuşaklara hizmet alanı açın, sorumluluk verin!
Doğu Türkistan’dan Hicret Eden Kazakların Türkiye Yolculuğu,
Federasyon kıruluşu vesilesi ile Kazakistan’dan Türkiye’ye hicret eden Doğu Türkistan’dan gelen muhacir Kazak kardeşlerimizin hazin hikayelerinden bahsetmek istiyorum.
Doğu Türkistan’dan hicret eden kazakların binlercesi yola çıkmışlar ancak yolculuğun çetin şartları sebebi ile, yola çıkan kazakların üçte biri yol şartlarında hayatlarını kaybetmişlerdir. Doğu Türkistan’dan hicret eden diğer muhacirler de aynı zorlukları yaşamışlardır.
Tarihi Sürecin Özet Olarak Hazin Hikayesi,
“Doğu Türkistan'da 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Çin ve Sovyet baskılarına karşı direnen Kazak Türkleri, büyük bir sürgün ve göç dalgasını 18 yılda tamamlamışlardır.
"Büyük Kazak Göçü" olarak bilinen bu 18 yıllık süreçte, on binlerce Kazak Altay Dağları'ndan yola çıkarak Himalaya ve Tibet üzerinden Türkiye'ye ulaşan çetin bir yolculuk yapmak zorunda kalmışlardır.
Tarihi olaylar ve göç süreci özetle;
Sürgünün Sebepleri: 1930'lu ve 40'lı yıllarda Doğu Türkistan'daki Çin (Koumitang) yönetimi ve Komünist Sovyetler Birliği'nin bölgedeki Türk halklarına yönelik asimilasyon, ağır vergilendirme ve dini baskıları Kazakları ayaklanmaya zorladı. İki ateş arasında kalan Kazaklar, bağımsız yaşamak amacıyla topraklarını terk etmek zorunda kaldı.
Kıtalararası Yolculuk (1936-1954):
Önderleri (Elibay Batır, Sultan Şerif Tайjı ve diğerleri) liderliğinde Altaylar'dan yola çıkan kafileler, kış şartlarında, açlıkla ve çatışmalarla mücadele ederek önce Tibet ve Hindistan sınırlarına kadar ilerledi. Yıllar süren bu zorlu çöl ve dağ yürüyüşlerinde binlerce insan hayatını kaybetti.
Türkiye'ye İskan (1950'ler):
Hayatta kalan kafileler, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Adnan Menderes'in onayıyla 1952 ve 1954 yıllarında Türkiye'ye kabul edildi. "İskanlı göçmen" statüsüyle gelen Kazaklar, öncelikle Niğde, Kayseri, Konya ve Manisa gibi bölgelere yerleştirildi. Daha sonra birçoğu İstanbul'a göç etti.
Günümüzdeki Yansımaları:
Türkiye'de yaşayan Kazaklar, Doğu Türkistan'daki kültürel miraslarını, gelenek ve göreneklerini koruyup yaşatmaya devam etmektedir. Bu tarihi göç, edebiyat ve akademik çalışmalarda Altaylardan Anadolu'ya uzanan bir özgürlük mücadelesi olarak yer alır.”
Türkiye’de yaşayan Kazak kandaşlarımızın hikayesi de aslında Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türklerin hikayesinin başka bir versiyonudur.
Zulüm Doğu Türkistan’da herkese ulaşmış, herkes zulümden etkilenmişlerdir.
Türkiye’de yaşayan ve Türkiye vatandaşı olan bu dindaş ve kandaşlarımız, geleneklerini kültürlerini muhafaza etmekte oldukça başarılı olmuşlar. Çeşitli dernek ve vakıf çatısı altında faaliyetlerini aralıksız sürdürmüşlerdir. 17 Mayıs 2026 tarihli toplantı ile de birlik ve beraberliği sağlama dışında faaliyet koordinesini de bir çatı altında sürdüreceklerdir.
Bu vesile ile Kazakistan’dan da bahsetmek gerekmektedir.
Kazakistan petrol ve doğalgaz zengini olduğu gibi büyük tarım arazilerine sahip zengin bir ülkedir.
Kazakistan’ın nüfusu 25 milyon civarında olmakla birlikte toprak genişliği Türkiye’nin bir buçuk katına tekabül etmektedir.
Türk dünyasını bir bedene benzetecek olursak, Türkiye beyni olmakla, Kazakistan komşu kardeş ülkelerin koç başı, Özbekistan tarihi hafızası diğerleri de her bireyi bedenin bir uzvudurlar.
Kazakistan Türkistan’ın coğrafi bakımdan ortasına düşmekte etrafını ise Müslüman Türk devletleri çevrelemektedir.
Kazakistan bölgedeki konumu sebebi ile de tarihi sorumluluk taşımaktadır. Türk Devletler Teşkilatı bünyesindedir. Önemli yere sahip olan Kazakistan’ın Türk ve Müslüman dünyası arasındaki birliğin beraberliğin zenginliğin kültür alışverişinin paylaşılması daha yakın birliktelikler oluşturmada Türkiye’de bulunan Kazakistan muhaciri vatandaşlarımıza görev ve sorumluluk düşmektedir. Umarım kurulan federasyon çatısı altında bu bağlamda da önemli hizmetler yapılır.
Kazak dernekleri federasyonunun diğer kardeş ülke halkları için de teşvik edici olması ile Türkiye’nin birliği, dirliği, kalkınması ve kardeş Müslüman Türk devletlerinin birlik ve beraberliğinin derin, samimi ve ticari, ekonomik, kültürel, siyasi savunma alanları da dahil güçlü ve daha hızlı bir dayanışma sağlanması için Türkiye’de yaşayan kardeş devletlerden Türkiye’ye yerleşmiş olan kardeşlerimiz daha aktif rol almış olsunlar.
Müslüman Türk Dünyasının geleceklerinin teminatı birlik olmaktan geçer!
Vesselam
YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı Teşekkürler Sayın İçişleri Bakanımız! Mustafa Çiftçi
|
|
||
|
