Reklamı Geç
YAZARLAR
Metrekareyle Terbiye Edilen Toplum
Muhammet BİNİCİ
23 Ocak 2026 - Cuma 10:39

Metrekareyle Terbiye Edilen Toplum


1925 -1935 yıllarında gazetelerde “Apartmanlar çoğaldı, eve rağbet kalmadı” diye atılan manşetler, basit bir şehircilik haberi değildi. Türkiye’de yaşam biçiminin değiştiğinin ilanıydı.


Ev neydi?


O dönemde “ev” denildiğinde akla gelen şey, sadece barınılan bir yer değildi.
Ev; avlusu olan, kapısı sokağa değil hayata açılan, komşulukla iç içe bir mekândı.
Evde aynı çatı altında birkaç kuşak yaşardı. Dede vardı, nine vardı, çocuk vardı.
Ev, mahremiyetin öğrenildiği, edebin mayalandığı bir okul gibiydi.
Kapı eşiği bile bir terbiyeydi. Kim girer, kim çıkar, nasıl oturulur, nasıl konuşulur, bunların hepsi evde öğrenilirdi.


Ev, yere yakındı. Toprağa yakındı. İnsanı yere bastırırdı.

Bahçesi vardı, üretimi vardı, sabrı vardı.


Apartman neyi temsil etti?


Apartman ise dikey bir kopuştu.

Topraktan yukarı doğru yükselen ama komşuluktan uzaklaşan bir hayat biçimi.
Aynı binada onlarca aile var ama kimse kimseyi tanımıyor; yan yana yaşıyorlar ama hayata hiç temas etmiyorlar, yaşayan değil barınan bir kalabalık.

Kapılar yan yana ama hayatlar ayrı ayrı.

Apartman, hız demekti.

Asansör, merdiven, zil. Gir çık.


Evdeki ağır hayat, apartmanda hafifledi ama yüzeyselleşti.


Apartman dairesi, aileyi değil, bireyi merkeze aldı ve kişiyi bireyselleştirdi.
Kalabalık değil, çekirdek makbul sayıldı.

Bu yüzden apartman sadece mimari bir tercih değil, kültürel bir yönelimdi, ahlaki bir çöküştü.


2000 yılında yapılan evler en az 100 metrekareydi. O zaman bile küçük gelirdi. İnsanlar daha büyüğünü arardı. Misafir düşünülürdü, anne baba yaşlanınca yanımızda kalır hesabı yapılırdı. Kardeşler anne babasını paylaşamazdı. Ev, sadece bir barınak değil, ailenin kurulduğu, kültürün aktarıldığı bir merkezdi.


O evlerde ses vardı, kalabalık vardı, tartışma vardı ama kopuş yoktu. Odaların kapıları kapanırdı ama bağlar kopmazdı. Ev dediğin yer, yalnızca dört duvar değil, nesiller arası bir köprüydü.


Sonra 2010’lar geldi. TOKİ’nin 65 metrekare brüt evleri normalleştirildi. “İdare eder” denildi. Asıl kırılma da burada başladı. Yüz metrekareye sığmayan aileler, küçülmeye mecbur bırakıldı. Aile küçüldü, ilişkiler daraldı, tahammül azaldı. Gençler ailelerinin yanında kalmak istemedi. Anne ile çocuk, baba ile evlat arasına beton değil ideoloji girdi.


Bu ideoloji, kişiyi onların deyimiyle bireyi kutsadı ama aileyi yük ilan etti. Birlikte yaşamak gerilik, ayrı yaşamak ilericilik diye pazarlandı. Aynı evde olmak değil, aynı dünyada olmak bile zorlaştı.


Bugün 55 metrekarelik TOKİ evleri konuşuluyor. Bu evler bile rezidanslardaki 25 metrekarelik tek odaların yanında saray gibi. Tek oda, tek kişi, tek hayat. Bu evlerde dede yok, büyükanne yok. Zaten yer de yok. Emperyalizm ve kapitalizm tam olarak bunu ister. Köksüz, yalnız, geçmişle bağı koparılmış fertler. Aileyi taşıyamayan evler, hafızayı da taşıyamaz.


Şu günlerde emekli maaşı tartışılırken tablo ortada: Bir emeklinin maaşı 20 bin lira, rezidanslardaki 25 metrekarelik dairelerin kirası 35 bin lira. Maaşı kiraya yetmeyen bir insana bu ülke “yaşa” diyor. Bu, yaşa demek değil, sus demek. Aidatı, faturayı, mutfağı konuşmaya bile gerek yok; onlar zaten hesabın dışına itilmiş. Bu daireler emekliye ev değil, açıkça ilan edilmemiş bir sürgündür. Burada barınmak değil, sanırım emeklinin ve insanların hayattan usulca tasfiye edilmesi hedefleniyor.


Ve hatıralar sığmadı bu evlere… Nasıl sığabilir ki?! Bayramlar, kalabalık sofralar, uzun sohbetler bu metrekarelerden taşındı.


Evler küçüldükçe mutfaklar kayboldu. Artık evde yemek pişmiyor. Bir tost makinesi yeterli sayılıyor. Küçük buzdolaplarında salam ve sucuk diye satılan, içinde ne olduğu belli olmayan, sakadattan bozma ürünler. Sofra yok. Dua yok. Birlikte yemek yok. Herkes yalnız, herkes aceleci.


Acele eden insan düşünmez. Düşünmeyen insan sorgulamaz. Sorgulamayan insan her şeye razı olur.


Evden kopan gençler dışarıya itildi. Kafelere, restoranlara. Ev küçüldükçe bu mekânlar çoğaldı. Çünkü hayat evden çıkarıldı. Aile içinde konuşulması gereken meseleler masalarda harcandı. Parayla satın alınan sosyallik, sahte bir özgürlük hissi verdi.


Saatlerce oturulan masalar var ama gerçek bir aidiyet yok. Kalabalık içinde yalnızlık normalleşti.


Bu bir konut meselesi değil. Bu açık bir ahlaki erozyondur. Metrekareyle insanı, projeyle aileyi, planla kültürü dönüştürme meselesidir. Ev küçüldü, borç büyüdü. Yalnızlık arttı, edep azaldı. Herkes kendine ait bir alan istiyor ama kimse kimseye ait olmak istemiyor.


Sorumluluk yük, sadakat angarya, bağlılık zayıflık gibi gösterildi.


Bugün sorun gençlerin geç evlenmesi yada hiç evlenmemesi değil. Sorun, evlenmeye değer bir hayatın kalmaması. Sorun, çocukların değil, evlerin küçülmesi. Ve biz hâlâ bunu modernleşme sanıyoruz.


Oysa bu, modernleşme değil, insanın daraltılmasıdır.

Aile olmadan hayâ olmaz.


Evler küçüldükçe sadece odalar değil, sınırlar da küçüldü. Bugün giyilen elbiseler de evler gibi. Dar, kısa, teşhirci. Bir zamanlar yatak odasında giyilen kıyafetler artık sokakta.


Anadan üryan gezen bir gençlik ürettik ve buna özgürlük dedik. Evde mahremiyet kalmadı, sokakta edep kalmadı.


Beden serbest, ruh esir. Sınır kalkınca özgürlük değil savrulma geldi.


Ev küçüldükçe hayat bozuldu.

Aile dağıldıkça ahlak çözüldü.

Biz hâlâ bunu çağdaşlık sanıyoruz.

Ve ağlanacak halimize hâlâ gülüyoruz…


Vesselam...

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN

https://www.bncmedyahaber.com/yazar-iran-a-siber-demokrasi-venezuela-ya-narko-kurtulus-kuresel-palyacolarIn-yeni-gosterisi-1232.html

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

İRAN’A “SİBER DEMOKRASİ”, VENEZUELA’YA “NARKO KURTULUŞ”: KÜRESEL PALYAÇOLARIN YENİ GÖSTERİSİ
Sofra Konuşursa!
Kenevirle Hayata Tutunan Prof. Dr. Dilek İnan, Türkiye’nin Kaybettiği Yılları Anlattı
5G ve mikrodalga frekanslarının görünmeyen tehlikeleri ve kenevirin dengeleyici gücü
Algoritmaların Yönettiği Dünyada Aile: Tehditlerle Yüzleşmek, Fırsatları Yakalamak
Kenevir Ekosisteminde Bilgi Yönetimi, Algı Savaşı ve Türkiye
Küçük Yürekler, Büyük Sessizlik
Çocuklarımızın elindeki tehlikeyi görüyor musunuz
3T 1B ve Yapay Zekâya Karşı Suşehri’nde Seferberlik
İşgalin Adresi Dün Filistin’di, Bugün Venezuela, Yarın Kim?
Savaşın Üç Yüzü: Militarizm, Meşruiyet ve Yıkım
3T 1B ve Yapay Zekâ: Zihinlerimizin Yeni Haşhaşı
Sarkozy’nin hücresi: Fransa, Siyonist lobiler ve bir ihtar operasyonu
BARIŞ MASKELİ İŞGAL: GOLAN’DAN TÜRKİYE SINIRINA SIZAN TEHDİT
Dizilerle Kurşuna Dizilen Vicdanlar
Barışın Enkazında Kalan Vicdanlar
Fırat’ın Serin Sularında Tarih ve Anadolu Ruhu
Ellerin Ustalığına Karşı Ekranların Esareti
Yenilenmeyen, Yenilir
Özlediğimiz Eğitim, Kaybettiğimiz Yön
Fesli Vatandaş, Şapkasız Devlet: Kıyafetin Değil, Çifte Standardın Hikâyesi
Mesele Kıyafet Değil, Teşhirciliktir!
Hayber ve Siccîl: Kur’an’dan Füze Sistemlerine Uzanan Zafer Şifresi
Boşanmalardaki Artışın Asıl Nedeni Aynada Saklı
Güneş Batıdan Doğdu!
“Allah Her Şeyi Bilmez” Diyenlere Allah’ın Kelamı Kur’an’dan Cevap!
Bir tekbirin hikâyesi: 3T1B'nin gölgesinde kayıp ruhlar!
LGBT (EŞCİNSEL) Yasası Değişiyor: Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirecek Düzenlemeler, Medya Manipülasyonları! Ve Siyonist Oyunlar! - 2
LGBT (EŞCİNSEL) Yasası Değişiyor: Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirecek Düzenlemeler, Medya Manipülasyonları! Ve Siyonist Oyunlar! - 1
Aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin!
UTTS tartışması ve Darphane Müdürlüğü’nün açıklaması: Kamuoyu aydınlatılmayı bekliyor
UTTS’yi darphane değil, ABD merkezli firma kontrol ediyor
Yanan adalet, kapitalizmin tuzakları, lüks tüketim ve toplumsal sorumluluk
Deprem, Anadolu'nun hikmeti ve milletimizin kimliği: Kent ve şehir ayrımında mimarlık ve medeniyet
Suriye Milli Ordusu (SMO): Bir direniş ve özgürlüğün hikâyesi
Dijital Kafes: Çipli Akaryakıt ve Kontrol Toplumuna Giden Yol
Akif, Mısır'a giderek Türk milletini nasıl bir utançtan kurtardı?
Suriye’nin kuzeyinde yeniden şekillenen dengeler
Eğitim adı altında gizli mesajlarla gelen yıkım: Toplum ve aileyi kim dizayn ediyor?
2024’ten 2025’e Geleceğin Kodlarını Çözmek!.. Kehanet mi? Kurgu mu?
Milli Güç Yolunda Eğitim: Aile ve Savunma Sanayii
Yapay zekâ ile yönlendirilen katliamlar
Genç avukatların sessiz çığlığı: İntiharın eşiğinden dönüş
Sosyal medya ve yalanlar: Yeni düzenlemelerle güvenli bir gelecek!
Sinyal savaşları: Çağrı cihazları ve telsiz patlamalarının gerçek sebepleri
Öngörünün Gücü ve Milli Teknoloji Hamlesi
Türkiye’nin vicdanını sarsan kayıp! Asıl soru: ‘Acı Son Narin’in mi?’ Yoksa Bizim mi?
Narin’i Konuşuyoruz, Peki Sessiz ve Gölgede Kalan Diğer 31 Çocuk?
Karaburun’da Huzur ve Konfor ve Ege’nin Gizli Hazinesi
Cancan ve Umudun Işığı
“ÇANAKKALE” den Giremediler, “ÇANAK” tan Girdiler
Vicdansızlığın Perdesi Aralanıyor!..
Adaletin Çığlığı ve Vicdan Testi
Evlilik ve Toplum, Tehditler ve Çözüm Önerileri
15 Temmuz “Dört Vesayetin Sonu
​Toplumsal Vicdanın Zaferi ve Görünmeyen Kahramanların Mücadelesi
Geliyor Gelmekte Olan!.. Biyolojik Terör Kapımızda!..
Eğitimin Pilotları: Geleceği İnşa Eden ve Zorluklara Göğüs Geren Öğretmenlerimiz
Okul Kıyafetleri ve Toplumsal Ayrışma! Kocaeli Olayının Düşündürdükleri!
Köpek lobisi ve toplum üzerindeki etkileri
Algıların Köpek Dansı: Adalet ve Sorumluluk Arasındaki İnce Çizgi
Çocuklar Neden Camiye Gitmek İstemiyor?
Yaşlıların Bir Araya Gelerek Ancak Bir Kirayı Ödeyebilmesi: Bir İroni mi, Yoksa Dram mı?
Bayramın Derin Anlamları ve Bir Ömre Sığdırılan Hasret
Dönüşüm rüzgarı: Bir halkın direnişi ve gelecek arayışı
Siyasi Liderlerin Eğitim ve Nitelik Seviyesinin Toplum Yönetimindeki Önemi
Moskova'daki Terör Saldırısı ve Biyolojik Savaşın Gölgesinde Dünya: 4. Dünya Savaşı'nın Ayak İzleri
Geleceğimizin Kıyameti “Asbest,” Sıfır Atık ve Kentsel Dönüşümün Karanlık Yüzü
Gökdelenlerin Gölgesindeki İroni: Depremler, Sıfır Atık ve Kentsel Dönüşüm
Zihinsel esaret: Afyonların ardındaki gerçek tehlike ve islami değerlere sadık kalma çağrısı
Görünmeyen Düşman: Kutuplaştırma ve İdeolojik Savaş
Dikey Yapılaşma ve Mahalle Kültürünün Erozyonu: Bir Hikâyenin Ardında Saklı Öğütler ve Tehlikeler
Alın Size Mektup!.. Alın Size Belge!.. İşte Danya’nın Mektubu Filistin’in ve Danya’nın Sessiz Çığlığı!..
TFF’nin Sponsorluk Skandalı, Futbolda Çizgi Aşımı ve Toplumsal Bilinç Uyarısı!..
Çifte Standartlar ve Sessiz Çığlık - Epstein Davası Üzerinden İslam Dünyasına Sesleniş
Süper Kupa Olayları ve Ardındaki Sorular - Türkiye Futbol Federasyonu, Protokol Detayları ve Toplumsal Dinamikler
Yılbaşı Kutlamalarının Dini Perspektiflere Göre Derinlemesine Analizi
Teğmen Krizi ve Askerlik Anlayışı: Geçmişten Günümüze Derin Bir Bakış
Balfour Deklarasyonu ile Başlayan Filistin'in Kırık Hikâyesi
Abdülhamit ve Herzl Penceresinden Yahudilerin Filistin Toprakları Üzerine Kirli Planı
II. Haçlı Seferi, Anadolu Selçuklu Direnci, Haşhaşilerin Kiralık Savaşı, Papa'nın Kaygıları ve Nûreddin Mahmud Zengî'nin Zaferi
SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DOLAŞAN DEPREM YALANLARI
Yaşarken Enkaz Haline Gelenleri Kim Kurtaracak?
Oysa ülkeyi yönetenlerin Hz. Ömer olması gerekmiyor muydu?
BATI ile yatıp, BATIL ile kalkmak: KURAN-I KERİM’E TEKME ATMAK!..
Ramazan Ayında Şehvetin Azması (!)
GELENEKSEL TABİR İLE “İB..LİK” VE FUHŞİYAT NASIL MEŞRULAŞTIRILIR?
Metropolden Köye, Köyden Mezraya
MİLLİ SİNEMA ve ADANIŞ KUTSAL KAVGA
Madenlerimiz Yeni Teknolojilerin Hammaddesi & Bizi Bekleyen Tehlikeler
DİLİPAK, MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA “ASLINDA SAVUNDUĞUM KİŞİLER TARAFINDAN SUÇLANDIM.”
METAVERSE (SANAL GERÇEKLİK)
KÜRESEL SALGIN İNSANLIĞI ÇARESİZLİĞE SÜRÜKLÜYOR!..
YAHUDİLİĞİN VE SABATEİZMİN TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI
Eşcinseller Neden 20 Yıl Daha Az Yaşıyor!..
9 EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ'NDE İSLAMİ EĞİTİM
Göç ve Göçmen Meselesi
1 Teklifim Var!.. Hem 500 Kat Fazla Verim Elde Edelim! Hem de Ormanlarımız Geri Gelsin!
Bilişim Suçları ve Banka Kartları Dolandırıcılığı -2-
Bilişim Suçları ve Banka Kartları Dolandırıcılığı -1-
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -IV-
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -III-
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -II-
Kanal İstanbul Projesi ve Türk Boğazlarına Hakimiyet Meselesi -I-
Filistin Meselesi ve Tarihten Günümüze Yahudiler!.
Tek Kuşak Tek Yol Projesi ve Çin Hegemonyası
Hayvanlar Alemine Dönüş
Tehlike'nin Farkında mısınız? Dünyada - Türkiye'de ETCEP Uygulaması ve Topluma Yansıması
Şimdi Dünyayı Ne Bekliyor?
Kurtuluşa Giden Yolculuk BENİM AİLEM -1-
Benim Ailem
Küresel Soykırım
Dil (Ses) Eğitimi
Tarihsel ve Stratejik Anlamda İstanbul’un Girit ve Diğer Depremlerle Bağlantısı - Büyük İstanbul Depremi
Dikkat!.. Yeni Tehlikenin Adı Mavi Bebek (Blue Baby)
bncmedyahaber.com Yazarı Muhammet Binici Kimdir?