Yazı Detayı
03 Ocak 2021 - Pazar 12:00
 
2020 Gitti, Kabus Bitti mi ???
Sümeyra GÜLER ÖZSOY- Psikoterapist / Psikolojik Danışman
 
 

          Doğumları ve ölümleri aynı anda içinde barındıran dünya, nefes aldığımız günden beri bizleri yıllandırırken,  kendisi hep yeniliklerle merhaba der varlığa. Bizler de bu yeniliklerin ihtişamıyla bakarken yaşama, hiç gitmiyor gibi hissederiz kendimizi, bir saniyemizi bile durduramıyor olsak da. Dünyanın mecnunu iken, gözlerimiz ufka bakmakta çok zorlanmakta. İnsan, güneşe ne kadar odaklanırsa başka şeyleri görmekte bir o kadar zorlanır ya, dünya da bize sunduklarıyla aynen öyle gözlerimizi kamaştırmakta.

 

           Günler yenilendikçe, biz yenilmekteyiz, günlerin takvim yaprakları gibi birer birer elimizden düşmesine. Adına doğum günü, yıl dönümü gibi anlamlar yüklediğimiz ne kadar açık mesaj varsa, o kadar kapalı bir idrak ile eğlenerek kutluyoruz, hiç gitmeyecek gibi günler, adeta. Oysa günler, süratle birbirini kovalıyor. Dünya, bizi de hiç fark etmeden, yavaş yavaş uğurluyor. Durum böyle iken insanlık neyi kutluyor?

 

           Halden keyif almak, yaşanan her ne var ise kabulde olmak, içsel bir huzura sahip olmak, inancın göstergesidir. Ancak hali geride bırakırken, gaflet içinde sarhoş olmak, kendini oyalamaktan başka bir şey değildir. Öyle birini düşünün ki kayıplar vermiş acılar içinde, bırakın beni uyumak istiyorum diyor, uyanınca düzelmeyeceğini bilse de. Uyku anlık bir tesellidir uyuyan göze, uyanınca gerçekler dile gelir, en acımasız hali ile. Ondan mıdır tasavvuf ehli “uyan ey gözlerim gafletten uyan, uyan uykusu çok gözlerim uyan” der. Uyanalım ki bilelim bize kalanla, bizden giden nasıl seyreder.

 

            Kalanı bilmeyen, gideni de bilmez. Cehalet karanlıktır, görmek istemeyen hiç kimseye gerçekleri göstermez. İnsan, aldanıştadır. Cehalet karanlığında elden gideni, kazanmışçasına alkışlamaktadır. Gafleti farkındalığa çevirecek yegâne eylem ise şüphesiz ki uyanıştır. Sabaha uyanır gibi hakikate uyanmak. Gözlerini açıp yataktan kalkar gibi gözlerini istikbale aralamak, gölgelere takılmadan asıllara kucak açmak.

 

          Hal böyle olunca yeni bir yıla girerken de düşünmemiz gerekenler farklı olmalı, düşünme yetisini kullanmayanlarla. Duygu ve dürtülerin savurduğu rüzgârla uçuşanlar değil; akıl, mantık ve kalp şuuruyla ayağını sabitleyenler, ebedi olanı, kaybolup gidecek olana tercih ederler. Ondan geriye saymakla, on saniye öncesi ve sonrası farkın hiçbir şeyi değiştirmediğini gördüğünde, gözündeki o karanlık perde aralanacak belki de.

 

           İnsan acizliğine bakmayı bırakıp da rakamları suçlar, nasıl bir gafletse? Rakamların ne suçu var yahu, bırak onlara da kin gütme. Zaten bu çirkinlikler değil mi insanı, insanlığından eden bu devirde. Doğanın doğallığını yok eden de, fıtratı bozmak için savaş veren de, başta kendi cinsi olmak üzere tüm yaratılmışlara zarar veren de adına insan denilen insafsız, değil de ne? Öyle ya bazılarına göre tüm suç 2020 denilen tarihte. Gitsin de nasıl giderse gitsin diyeni mi ararsınız, yoksa 2020 yılına lanet okuyanları mı? 2020, geçtiğimiz zaman tünellerinden sadece bir 365 günlük yol idi. Sorun belki de geçtiğimiz yolu, kendimizin bilmekti. Biz öylesine sahiplendik ki, yol da biziz yolcu da kime ne, dercesine meydan okuduk her şeye. Ve sonunda bize ait olmayan şeylerle yüzleşmek, çok zor geldi hepimize.

 
Etiketler: 2020, Gitti,, Kabus, Bitti, mi, ???,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Nisan 2021
Fıtrata Açılan Savaşta, Hangi Cenahtasın?
27 Mart 2021
“Katil” Şiddet Var Diye Bağırıyor!!!
07 Mart 2021
Güvenli Liman BABA EVİ!
02 Mart 2021
Kontrol Sevdalısı, Senariste de Karışır mı?
22 Şubat 2021
Aklın, Akıl ile Tuzakları
25 Ocak 2021
Buzlu Camlar Ötesinde, Görünmeyen Merhamet
17 Ocak 2021
Akrep ve Yelkovan Gölgesinde, Bir Han
11 Ocak 2021
Geri Gel Ey Vefa, Hasretine Fazla Dayanmaz Dünya!
21 Aralık 2020
Aynalara Hapsolmak
11 Aralık 2020
Güzel Düşünmek ve Güzelleşmek
01 Aralık 2020
Kaybolmuşluklar Çıkmazı
18 Kasım 2020
Ruhumuza Ağır Gelen Sınırlar
15 Kasım 2020
İçinizdeki Sesler, Yolunuzu Belirler
07 Kasım 2020
Alışkanlıklar
30 Ekim 2020
Anda Kalıp, Öze Dönmek
26 Ekim 2020
Ruhumun Menzili
24 Ekim 2020
“BEN” Dediğin Kendini, Ne Kadar Tanımaktasın?
15 Ekim 2020
Anlara, Anlam Katmak!..
10 Ekim 2020
HER KARAR, BİR YOL AYRIMI
02 Ekim 2020
KIYAM Et Doğrul, KIYAM/ET gelmeden önce!
25 Eylül 2020
Yalnızlaş/TIRIL/AN TOPLUM
16 Eylül 2020
Uzaktan Eğitime Uzak mı Kalıyoruz?
11 Eylül 2020
Değişim, Çocuklardan Beklediğimiz Kadar Kolay mı?
03 Eylül 2020
Pandemi Eğitimlerinde Ebeveyn Olmak
29 Ağustos 2020
Uzaktan Eğitimle, Kalbe Dokunmak!..
27 Ağustos 2020
Pandemi Cinayetleri
22 Ağustos 2020
Yüzleşmemiz Gereken Algı Oyunları
18 Ağustos 2020
Benim Eleştirim, Neyi Eleştirdiğini Bilmeyenleredir
11 Ağustos 2020
Ayıp Olur Korkusuna / Maske Zırhı
07 Ağustos 2020
Sözcüklerimi Geri Verin, Emojiler Sizin Olsun!..
01 Ağustos 2020
Dijital Savaş
28 Temmuz 2020
Ahir Zaman Kahkahaları
27 Temmuz 2020
HAYATI ŞEKİLLENDİREN TERCİHLER!
23 Temmuz 2020
Şiddete Hayır! "Kadına Yönelik Şiddet" Söylemine de Hayır!..
20 Temmuz 2020
Tarih Haykırıyor, Ayasofya Bizi Çağırıyor
14 Temmuz 2020
bncmedyahaber.com Yazarı Sümeyra GÜLER ÖZSOY Kimdir?
Haber Yazılımı