Reklamı Geç
HABER DETAY
Tehlikenin Farkında mısınız? Dünyada - Türkiye'de ETCEP Uygulaması ve Topluma Yansıması
İsveç’te ETCEP uygulaması çığırından çıktı. İlkokul çocuklarına plastik cinsel maketler ve fotoğraflar vererek karşı cinsleri birbirlerini deneysel olarak tanımaları isteniyor. Kampanyanın adı “İsveç’te Cinsellik tabu değildir”.. Kampanya Türkiye’de İstanbul sözleşmesi kapsamında GREVIO’nun yönlendirmesi ile 2014’den başlayarak uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve YÖK’ün desteğinde "Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi” (ETCEP) adıyla uygulandı. 4,5 Miyar yıldır bu dünya bir fıtrat üzere dönüyor. “Üreyip çoğalma.” Eşcinseller ise fıtrata ve bu kanunu koyana karşı geliyorlar. Allah’a meydan okuyorlar. Şöyle bir düşünelim ve dünyada herkesin bir an için eşcinsel olduğunu ve kadın/kadına, erkek/erkeğe yaşadığını varsayalım. Sağlıklı bir insan normal koşullarda en fazla 80 yıl yaşayabiliyor. Bu durumda 4,5 Milyar yılı aşkın dönüp duran dünya üzerinde üreme olmayınca sapkınlıklarından, bencilliklerinden başka hiç kimseyi tanımayan eşcinseller ve eşcinsellerin tedavi terapi olmasının önüne set çekip iyileşmelerini engelleyenler yüzünden en fazla 100 yıl sonra dünya üzerinde insan nesli yok olacak demektir. İşte Muhammet Binici'nin "Tehlike'nin Farkında mısınız? Dünyada - Türkiye'de ETCEP Uygulaması ve Topluma Yansıması" başlıklı yazısı
11 Şubat 2021 - Perşembe 18:01

Tehlike'nin Farkında mısınız? Dünyada - Türkiye'de ETCEP Uygulaması ve Topluma Yansıması

 

Dikkat!.. Bu yazımda linkini verdiğim videodan çocuklarınızı uzak tutun. Anneler, babalar, gençler lütfen sizde sadece bu videoyu tehlikenin ne kadar büyük olduğu hakkında bilgi edinmek için izleyin!

İsveç’te cinsel eğilimleri ne olduğu belli olmayan yapımcılar çocukları eğitiyoruz başlığı adı altında bir klip yaptılar. Yalnız bu klip çocuklarınızı eğitmekten daha çok zihinlerini öğüterek ele geçirmek için tasarlanmış. Klip 3 yaşındaki çocukların zihinlerine oyun gibi sunuluyor ve onların körpecik beyinlerine minicik kalplerine cinsellik pompalıyor.

 

Klipte erkek ve kadın cinsel organlarına kaş, göz, bıyık yapıp insan süsü veriyorlar sonra cinselliği öne çıkaracak şapka, gözlük, şemsiye gibi eşyalarla cinsel organlar oyuncakmış gibi normalleştiriyor. Bu da yetmiyor.. hızlarını alamıyorlar.. klipteki karakterlerin oyuncakları da yapılarak çocuklarımızın önüne adeta alın bu cinsel organlarla oynayın deniyor. Tek amaç çocukları bu şekilde alıştırıp, normalleştirerek toplumu pedofiliye yönlendirmek.

 

Yine sadece pedofili ile de yetinmiyorlar ensest ilişkilerin zeminini hazırlıyorlar. İşi bu raddeye kadar getirip eşcinsellere konu danışılmadan olur mu? Tıpkı her diziye, sinema filmine, her tür yarışmaya monte ettikleri gibi. İşte bu klipte de konu dönüp dolaşıp eşcinsellere geliyor onlardan da bilgi alıyorlar ve İzlediğiniz bu videoda toplumun nabzını ölçmek için çeşitli yolları kullanıyorlar.

 

Toplumun nabzını tutan muhabirler araştırma yapmaya devam ediyor. Toplumdan gelen tepkileri masaya yatırıyor, zihinleri biraz daha bulandıracak açıklamalar yapıyor. Beyinler allak bullak edildikten sonra işi şimdilerde LGBTQ+ olarak nitelendirilen eşcinsellerin sözcülerine kadar mikrofonu götürüyorlar. Buraya kadar toplumun değer yapılarının yok edilmesine dair tüm planlar tıkır tıkır işliyor işletiliyor. Eşcinsel birey yani kimlik cüzdanlarımızda da artık yazıldığı gibi söyleyelim. O gender birey, oyuncaklar toplumun ahlak yapısına sanki uygunmuş gibi imaj veriyor… kendincde karekterlerde  bir takım eksiklikler buluyor, neymiş efendim; Onun için klip, çizilen karikatürler liberal değilmiş. Maskulen bir şapka takılarak karikatüre bıyık yapılmış bu yüzden sadece erkeklerin cinsel organı olduğu fikrini aşılıyormuş, uzun kirpikler ve iri gözler de ise sadece kadınların cinsel organı olduğunu vurguluyormuş, şarkının son nakaratı da hoşuna gitmemiş. “seni seviyorum” heterosexül bir bakış açısını canlandırıyormuş. Ona göre bu klipte eşcinseller yokmuş. Kadın/kadına, erkek/erkeğe figürler de yapılmalıymış, üçüncü bir cinsin varlığından söz edilmemiş!... miş te!.. miş!..

 

Hala anlamadınız mı? Mesele çocuk eğitimi değil mesele önce evlatlarımızı pedofili için oyuncaklar haline getirmek sonra da ensest ilişkiler için zemin hazırlamak. Çocuklara yapılan zihin kodlayan müziklerle bu klipler, tasarlanan bu oyuncaklar çocuklarımızı, kalbinde merhameti olmayanların elinde oyuncak haline getirmek.

 

Yani Kısaca Proje Büyük

 

Yani kısaca İsveç’te ETCEP uygulaması çığırından çıktı. İlkokul çocuklarına plastik cinsel maketler ve fotoğraflar vererek  karşı cinsleri birbirlerini deneysel olarak tanımaları isteniyor. Kampanyanın adı “İsveç’te Cinsellik tabu değildir”.. Kampanya Türkiye’de İstanbul sözleşmesi kapsamında GREVIO’nun yönlendirmesi ile 2014’den başlayarak uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve YÖK’ün desteğinde "Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi” (ETCEP) adıyla uygulandı. Bugün bu uygulamayı STK’lar ve medya, sanat üzerinden sürdürüyorlar. Ayrıca Uluslararası örgütlerin desteği ile en fazla akademik makale bu yönde hazırlanıyor ve yayınlanıyor.  KADEM “toplumsal cinsiyet”i dar anlamda “kadın-erkek” diye tanımlarken, sözleşme “LGBTIQ+” olarak kayda geçti ve uygulama o yönde gelişti. Türkiye Belediyeler Birliği, belediyelerde bu yönde müdürlükler ve komisyonlar kurulması çağrısı yaparken, bazı kuruluşlar LGBT (EŞCİNSEL) gruplarına pozitif ayırımcılık yapma çağrısında bulundu ve bu maksatla 20’den fazla dernek kuruldu. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu'nun Açıkladığına göre sadece bir derneğin bir defada yurt dışı fonlardan aldığı tutar 22 Milyon USD. 

 

KADEM “eşitlik” yerine “adalet” denmesi gerektiğini açıkladı. Oysa sözleşme “toplumsal cinsiyet”i, “biyolojik cinsiyet” yerine kullanıyordu. Zaten İçişleri Bakanlığı da, sözleşmenin kabulünden sonra bu anlamda pasaport ve nüfus cüzdanlarında “cinsel kimlik” tanımı olarak İngilizce “GENDER” deyimini kullandı ve resmi metinlerde “birey”, din, ahlak ve gelenekten bağımsız bir “GENDER” olarak tanımlanırken, toplumsal “cinsiyet tercih”inde bireylerin cinsel “deneyim” ve “yönelim”lerini koruma altına aldı.

 

4,5 Miyar yıldır bu dünya bir fıtrat üzere dönüyor. “Üreyip çoğalma.”  Eşcinseller ise fıtrata ve bu kanunu koyana karşı geliyorlar. Allah’a meydan okuyorlar. Şöyle bir düşünelim ve dünyada herkesin bir an için eşcinsel olduğunu ve kadın/kadına, erkek/erkeğe yaşadığını varsayalım. Sağlıklı bir insan normal koşullarda en fazla 80 yıl yaşayabiliyor. Bu durumda 4,5 Milyar yılı aşkın dönüp duran dünya üzerinde üreme olmayınca sapkınlıklarından, bencilliklerinden başka hiç kimseyi tanımayan eşcinseller ve eşcinsellerin tedavi terapi olmasının önüne set çekip iyileşmelerini engelleyenler yüzünden en fazla 100 yıl sonra dünya üzerinde insan nesli yok olacak demektir.

 

Şimdi soruyorum sizlere buzula sıkışan bir fok, bir balina, sararan bir yaprak için dünyayı ayağa kaldıran Greenpeace (çevreciler) nerede? Bir köpek bir kedi için yakmaktan yıkmaktan devletler kurup devletler yıkmaktan dem vuran hayvan severler nerede? Örnekleri çoğaltmak mümkün ama sözü fazla uzatmayacağım. Kısaca İnsanoğlunun soyu yok ediliyor soyu.. siz nerede siniz?!.

 

Kısaca proje tek her yönden farklı araçlarla dünyanın sonunu getirip, yok etmek için geliyorlar.

 

Bir karar verecek ve tarafınızı belirleyeceksiniz. Peki siz kimden yana olacaksınız?..

 

Şeytandan mı?

Allahtan mı?

 

Selam ve Dua ile Allah’a emanet olunuz!..

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
http://bncmedyahaber.com/yazar-tehlike-nin-farkonda-misiniz-dunyada---turkiye-de-etcep-uygulamasi-ve-topluma-yansimasi-465.html

 

İlgili Video

Web Tv'de Görüntüle

Bu videoyu yorumlamak ve paylaşmak için ayrıca tıklayın.




Adınız
Yorumunuz
Psikolog Hüseyin KAÇIN - 11 Şubat 2021  
Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında- cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek- bir adım ötesinde ise Ensestʹin de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır. İki binli yılların başlarında Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde Gülay Göktürk “Çocuk Pornosu” ve “Bir Deli Bir Örtüyü Kaldırınca” başlıklı yazılarında- Türk toplumunu bu konuda aydınlatmış oldu. Merak edenler internetten bu yazıları okuyabilirler. https://www.habervakti.com/ozal!in!bahsettigi!uc!bes!capulcudan!teroristler!cikmisti!erdogan!in!bahsettigi!uc!bes!capulcudan!ise!escinseller!cikiyor!makale-1541.html