Reklamı Geç
HABER DETAY
Benim Ailem
Muhammet Binici yazdı "Benim Ailem"
26 Aralık 2020 - Cumartesi 17:16

Hz. Lut Peygamber zamanında fuhşiyat bu kadar çeşitli değildi. Homoseksüellik bile ilk kez söz konusu oluyordu.

 

Bu gün LGBTIQ+ diye sonu belli olmayan bir sapkınlık söz konusu...

 

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel, Intersex, Queerly, Transgander derken her gün yeni bir şey çıkıyor. Pedofoli’den söz ederken, bir yandan da ensest ilişkiler tartışılmaya başladı.

 

Sırada Pandasex, Necrophilia, Zoosex, Roboticsex var.

 

Bir yandan bunlar olurken, “Fahişe” kelimesinden utananlar, bu harflerin ifade ettiği gruplara ilişkin, o kelimelerin Türkçe karşılığını söyleyince ayıplayanlar, aynı zamanda bu çevreleri “dezavantajlı grup” olarak görüp, bunlar ve türevlerine karşı “Pozitif ayırımcılık yapılmasını” ön gören İstanbul sözleşmesini savunanlarla biz bu engeli nasıl aşacağız.

 

Birçok Avrupa ülkesinde bu çevreler kendilerini Yüzde 10 olarak gösteriyorlar. Yerel yönetimlerde, eyalet meclislerinde, federal meclislerde giderek artan bir ağırlığa sahipler.

 

Uluslararası sözleşmeler, buna dayalı yasal mevzuat, bu mevzuatı yasalaştıran siyasiler, yasayı uygulayan bürokrasi, fonlarla desteklenen STK’lar, reklamlarla yönlendirilen medya bunlardan yana.

 

Artık papa bile bunları destekliyor.

 

Ülkemizde yönetimdeki dindar kimlikli kadrolar hala bu mevzuatı korumaya devam ederken, muhalefet, cinsel yönelim ve tercihinin biyolojik olarak dönüştürmek isteyenlerin ameliyat giderlerinin SGK tarafından karşılanmasını savunuyor.

 

Yöneticilerimiz, daha şimdinden, mevzuatın ön gördüğü düzenlemeleri Diyanet dâhil, hayatın bütün alanlarına yaymış durumdalar. Merkezi Hükümet, Yerel yönetimler bu yönde batının ön gördüğü programları hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyorken Nüfus cüzdanlarımızdaki cinsiyetimiz İngilizce olarak “Gender” olarak tanımlandı. Yani, artık biyolojik cinsiyetin yerini “toplumsal cinsiyet” alıyor.

 

Cinsiyetinizi cinsel yönelim ve bireysel tercihinize göre değiştirebiliyorsunuz.

 

Artık aileler çocuklarının cinsel tercih, deneyim ve yönelimlerine karşı nötr kalacak. Hatta aileleri ikna ve bu durumu kanıksamaları için belgeseller, filmler dahi yapılıyor.

 

Oysa 3 dinde lanetlenen bir durum bugün ne yazık ki, 3 dini topluluğun baskın olduğu ülkelerde bile bu sapkınlık aleni olarak icra edilebiliyor ve “utanma” sloganı ile “onur yürüyüşü” olarak gerçekleştirilebiliyor. Daha şimdiden papalık bu konuda tercihini açıkça ortaya koydu. “İstanbul Sözleşmesi” Hilafet merkezinde ilan edilebiliyor.

 

Hepimiz artık kişi, şahıs, fert değil “din, mezhep, ideoloji, politik, gelenekten bağımsız bir birey” olarak tanımlanıyoruz.

 

Bugün bu fuhşiyata karşı aile, çocuklarımız ve neslimizi nasıl koruyacağız, bunu konuşmamız, önlemler almamız gerekiyor.

 

Allah bizi erkek ve dişi olarak yarattı. Üstünlük takva ile idi. Birileri biyolojik cinsiyeti, yaratılışı inkâr ederek, bunu kişilerin ve toplumun kendi tercihleri ile ilgili bir konu olarak ele alıyor.

 

Moda akımları bunları destekliyor. Yediklerimiz, içtiklerimiz, hayat tarzı, dizi filmleler, şarkılarda anlatılanlar, aldığımız ilaçlar, kozmetikler, hayat tarzı, sportif aktiviteler sağımızdan solumuzdan geçen Elektro Manyetik Frekanslar (EMF) hepsi bizi bir yerlere yönlendiriyor. Sonuç alkol, boşanma, intihar, psikolojik sorunlar patlamış vaziyette.

 

Bu saldırılar karşısında biz de boş durmayacaktık elbette..

 

Dünya’da ilk kez diğer yapıtlardaki gibi figüranlar değil “ENŞİNSELLİĞİ” filmin başrolleri anlattı.

 

“Biz doğuştan EŞCİNSEL değildik. PSİKOLOJİMİZİ bozdular. Yaşarken bizi bu hale getirdi” dediler.

 

Kendinizi nasıl nitelendiriyorsunuz? Siz “EŞCİNSEL” misiniz? Sorumuza.. “EŞCİNSELDİK” şeklinde cevap verdiler.  

 

Bitmedi.. bir de “EŞCİNSEL ÇOCUK yok!.. EŞCİNSEL AİLE var!..” dediler.

 

“Benim Ailem” belgeseli şimdiye kadar oluşturulan tüm tabuları yıkacak. Çünkü bu belgeselde başroller konuşacak.. Şimdiye kadar lakırdı yapanlar ise artık susacak.

 

“Benim Ailem” belgeseli çok yakında yayında olacak!..

 

Yine yer yerinden oynayacak. Kim bilir belki de tüm dünya toplanıp yine üstümüze gelecekler.

 

Olsun varsın gelsinler. Bize doğru işe sahip çıkanlar, arkasında duranlar ile MÜKAFAT VE CEZA GÜNÜNÜN TEK SAHİBİ ALLAH yeter..

 

Selam ve Dua ile… Allah’a emanet olunuz…

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN BURAYI TIKLAYINIZ!..
http://bncmedyahaber.com/yazar-benim-ailem-381.html

 

"BENİM AİLEM" FRAGMAN

İlgili Video

Web Tv'de Görüntüle

Bu videoyu yorumlamak ve paylaşmak için ayrıca tıklayın.




Adınız
Yorumunuz
Evren DİREN - 28 Aralık 2020  
Ne zaman yayınlanacak belgesel?

1453 - 28 Aralık 2020  
3 milyon evden uzaklaştırma yapılmış devlet resmen uyuyor bu 6284 sayılı kanun toplumu aileyi yok ediyor hakimler de bu kanunu olduğu gibi uyguluyor hiç vicdanının sesini dinleyen hakim yok çünkü korkuyorlar evden uzaklaştırmayı veya müşterek konutu kadına tahsis etmezsek başımıza iş alırız diye .Allah cc rızka kefildir ama imana kefil değildir. Erkeği haksız yere kanun zorbalığıyla evden uzaklatışmak da zerrre kadar adalet yok adelet mülkün temelidir cümlesini uygulayın sayın yetkililer aileler yıkılıyor

Evren DİREN - 20 Aralık 2020  
Belgeselin yayınlanmasını heyecanla bekliyoruz.

Evren Karadayı - 19 Aralık 2020  
Devlet Başkanı bile İstanbul Sözleşmesini hafife alan-hatta lehinde yorum yaparken- MEB hristiyan misyonerliği ve İstanbul Sözleşmesini uygulamaya yönelik teşebbüslerde bulunabiliyorlenken işinizin çok zor olduğu ortada-bunu siz de biliyorsunuz muhakkak. Buna rağmen- aslında hepimizi ilgilendiren ve bizlere de vebal yükleyen bu durumda- cesurca ön teşebbüsünüzü takdirle.karşılıyor ve Rabbimden muaffakiyetler diliyorum. Allah!ü Teâlâ sizden râzı ve yardımcınız olsun"

Mehmet İNCİ - 19 Aralık 2020  
Aslında çok büyük bir tehlike olmasına rağmen... Devlet ve Milletçe çok da üzerinde durmadigimiz bu sapkın hal ve durum ... İleride başımıza çok büyük işler açmaz umarım..."

Osman çebi - 19 Aralık 2020  
Başarilarinin devamini dilerim