Haber Detayı
05 Temmuz 2026 - Pazar 02:48
 
Devrim Meydanı'nda Diriliş Destanı: Muhammet Binici'den Tarihi Haykırış:
"Bu meydan, bir mahşer değil, bir diriliş." Gazeteci yazar Muhammet Binici, Tahran'daki Devrim Meydanı'nda gece boyu nöbet tutan halkın arasına karıştı. Ramazan Savaşları'ndan bugüne uzanan tarihsel bağlantıyı kuran Binici, "Ya Vatan, Ya Şehadet!" haykırışıyla meydanı inletti. "Korku yok, tereddüt yok. Düşman düşene kadar buradayız bu meydanlardayız" dedi.
GÜNDEM Haberi
Devrim Meydanı'nda Diriliş Destanı: Muhammet Binici'den Tarihi Haykırış:

Tahran / İran – Gazeteci yazar, prodüktör, bilişim teknolojileri ve sosyal medya uzmanı Muhammet Binici, İran'ın başkenti Tahran'daki Devrim Meydanı'nda direnişin ve halkın coşkusuna ortak oldu. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar meydanları boşaltmayan İran halkının arasına karışan Binici, çarpıcı ve şiirsel bir dille tarihi bir çağrıya imza attı.

 

"Göğsümdeki taşın ağırlığıyla, bu taşların üzerinde yürüyorum" sözleriyle konuşmasına başlayan Binici, Devrim Meydanı'nın yalnızca bir yer değil, bir nefes alma alanı olduğunu vurguladı.
 

"Zeminindeki her çatlak, her oyuk, bir destanın satır arası" diyen Binici, meydanın geçmişten bugüne taşıdığı anlamı dile getirdi.
 

Ramazan Savaşları'ndan Bugüne Aynı Ruh
 

Binici, konuşmasında tarihsel bir bağ kurarak şu ifadeleri kullandı:
 

"Ramazan Savaşları'ndan beri o günlerin tozu hâlâ ciğerlerimde. Dedelerimizin, o kutsal ayda, oruçlu karınlarıyla, susuz dilleriyle, ama iman dolu göğüsleriyle bu meydanı nasıl suladığını duyar ve görür gibiyim."

"Şimdi o günlerin torunları olarak, farklı bir kılıçla, farklı bir savaşla buradayız. Ama aynı ruh, aynı ateş" diyerek, geçmiş ile bugün arasında köprü kuran Binici, halkın meydanlardaki direnişinin nesilden nesile aktarılan bir miras olduğunu belirtti.
 

"Gözler Birer Meşale Gibi Yanıyor"
 

Binici, meydandaki kalabalığı şu sözlerle tasvir etti:
 

"Etrafa bakıyorum. Gözler, birer meşale gibi yanıyor. Kiminde evlat acısı, kiminde yarın kaygısı, kiminde sadece o eski, o köklü, o 'vatan' dediğimiz kelimenin ezeli müdafaası."
 

"Bu meydan, bir mahşer değil, bir diriliş. Ayak seslerimiz tek bir yüreğin atışı gibi. Her bir feryat, 'Bu toprak bizim!' diye haykırıyor" diyerek meydanın ruhunu ve halkın birliğini gözler önüne serdi.
 

"Bu Toprak Kutsal Bir Doku"
 

Toprağa ve vatana olan bağlılığı anlatan Binici, duygu yüklü bir betimleme yaptı:
 

"Eller havada, kalpler yerde. Bu toprak, sadece üzerinde yürüdüğümüz çamur değil; atalarımızın kemiklerinin, şehitlerimizin kanının, masumlarımızın duasının harmanlandığı kutsal bir doku. Burada her taş, bir imza. Her sancak, bir ahit."
 

"Korku Yok, Tereddüt Yok"

 

Meydanın tam ortasında dimdik durduğunu belirten Binici, şu kararlı sözleri kaydetti:
 

"İşte bu ruhla, bu coşkuyla, bu meydanın tam ortasında duruyorum. Korku yok, tereddüt yok. Sadece dimdik duruş, sadece o ezelî sadakat."
 

"Kalabalığın içinde tek başıma değilim; nice ruhlar, nice eller, nice yürekler benimle. Çünkü biliyoruz ki, düşman düşene kadar, algılar susana kadar, bu vatan kurtulana kadar buradayız."
 

"Ya Vatan, Ya Şehadet!"
 

Konuşmasının doruk noktasında ciğerlerini yırtarcasına haykıran Binici, meydana damga vuran o tarihi sözleri söyledi:
 

"Ve işte tam bu anda, tüm bu duyguların dalgasıyla, ciğerlerimi yırtarcasına haykırıyorum: 'Ya Vatan, Ya Şehadet!'"
 

"Bu ses, minarelerden damarlara, sokaklara, ruhlara işliyor. Bu meydan, tarihin seyrini değiştiren bir yemin masası. Ve bu masanın başında, ebediyen nöbetteyiz."
 

Gece Boyu Meydanlarda Nöbet
 

İran halkının gece boyunca meydanlardan ayrılmadığı ve direniş ruhunu canlı tuttuğu  bir atmosferlerde gerçekleşti.
 

Muhammet Binici'nin bu tarihi duruşu, Tahran'da direnişin yalnızca siyasi bir tavır değil, toprakla, kanla ve inançla yoğrulmuş bir varoluş mücadelesi olduğunu bir kez daha tüm dünyaya duyurdu.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Devrim, Meydanı'nda, Diriliş, Destanı:, Muhammet, Binici'den, Tarihi, Haykırış:, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı